Kurumsal bürokrasi, finansman ve yayıncılık sistemleri, araştırmaların ve projelerin yavaşlamasına hatta durmasına neden olabilir. Bu yüzden de bazı araştırmacılar kendilerine alternatif bir kariyer yaratmak için akademi dünyasını terk edebiliyor. Bu alternatif arayışların sonucunda da, bağımsız araştırma kuruluşları ve bağımsız laboratuvarlar gibi, üniversitelere alternatif bazı oluşumlar ortaya çıkıyor.

Yurtdışında “DIY (Do It Yourself, Kendin Yap) lab” olarak adlandırılan bu tür laboratuvarlarda faaliyetler tamamen açık kaynak kullanımı prensibine dayanıyor, yani bilim adına bir fikri ve hevesi olan herkesin ilke olarak buralara girmesi ve ekipmanları kullanması serbest. Buralarda her zaman profesyonel bilim insanları da bulunuyor ve araştırmacılara ekipmanların kullanımı ve güvenlik konusunda ücretsiz eğitim veriyorlar.

Özellikle internette, bağımsız bilim insanlarının oluşturduğu topluluklarda katılımcılar çeşitli konularda fikirlerini ve deneyimlerini paylaşabiliyorlar. Daha sonra bunu bir adım öteye, teoriden pratiğe geçirmek istiyorlar. Bunu gerçekleştirebilecekleri yer de laboratuvar ortamı. Kısacası bu bağımsız deney yapabileceğiniz laboratuvarlara bir talep olduğunu kesinlikle söyleyebiliriz. Peki, gerçekten bunlar üniversite araştırmalarına bir alternatif olabilir mi?

DIY-labs

DIY laboratuvarları yeterli mi?

Bu tür araştırma laboratuvarları, normalde fiyatları binlerce avroyu aşan ekipman ve hammaddelerin ucuz alternatiflerini kullanır. Aslında bu maddeleri dünyadaki birçok laboratuvar da kullanıyor, hatta bunlar arasında önde gelen üniversite araştırma laboratuvarları bile var. Peki, bu donanım gerçek bir deney yapmak için yeterli mi?

Aslına bakarsanız yeterli gözüküyor. En eski bağımsız laboratuvarlardan olan New York’taki GenSpace ve California’daki BioCurious artık aynı üniversite laboratuvarlarındaki gibi bütün bir projeyi yürütebileceğiniz ekipmanı sağlıyor. Örneğin BioCurios, kitle fonlama sitesi Kickstarter üzerinden yarım milyon dolar toplayarak ilk biyo-yazıcı üreten DIY laboratuvarı oldu.  Ayrıca Unicef İnovasyon Laboratuvarı da yerel toplulukların kendi sorunlarını çözebilmelerini sağlayan laboratuvarlar oluşturuyor.

Bu laboratuvarların karşılaştığı en büyük sorun ise para toplama konusunda sınırlı imkânlarının olması. Fonlar daha çok eğitim kurumlarına açık oluyor. Şu an, çoğu DIY laboratuvarı üyelik ücretleri veya halktan topladığı yardımlar ile faaliyetlerini sürdürüyor.

Share Button