Bilimde de suistimal olur mu?

Bilim yol gösterir, ışık tutar.  Bu nedenle, bilim insanlarının etik değerlere bağlı kalması gerekmektedir. Ancak her alanda olduğu gibi, ne yazık ki, bilim dünyasında da ihlâl ve suistimallerle karşılaşılmaktadır. Bilimsel suistimal, ciddi zararlara yol açan, takibi zor ve alınan tedbirlere rağmen her yerde gerçekleşebilecek bir olgudur.

10 tipik ihlâl

Tıbbi Editörler Dünya Birliği ve ABD Araştırmada Bütünlük Ofisi tarafından kullanılan içerikten de esinlenerek oluşturulan, hakem ve dergi editörlerinin araştırmalarda bulmaya çalıştığı 10 ihlâl, aşağıda yer almaktadır:

  1. Fikir hırsızlığı

Başkalarının makalelerini inceleyerek sunulan fikirleri, fikir mülkiyetini ihlâl ederek kendi fikrinizmiş gibi ortaya koymaktır.

  1. İntihal

“Plagiarism” olarak da bilinir. Başkasına ait yazılı, basılı veya elektronik ortamdaki sözleri, eserleri, araştırmaları veya herhangi bir çalışma sonunda elde edilen sonuçları, hiçbir şekilde atıfta bulunmadan ve kaynak göstermeden kendinize aitmiş gibi kullanmak veya sunmaktır.

  1. Kendi kendine intihal

Akademik literatürde “self-plagiarism” olarak geçer. Bir yazarın yeni bir araştırmasında, daha önce yayınlanmış başka bir çalışmasından bazı bölümleri veya makaleleri referans göstermeden yayınlamasına denir. “Kendi araştırmamı dahi tekrar kullanamayacak mıyım?” diye sorabilirsiniz. Evet, maalesef kendi eseriniz bile olsa, tekrar yayınlıyorsanız nereden alıntı yaptığınızı belirtmek zorundasınız.

  1. Haksız yazarlık

Bir yayına aktif olarak katkıda bulunmamış kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya aktif katkısı bulunanları yazarlar arasında göstermemektir. Ayrıca, yazar sıralamasını uygun olmayan bir biçimde değiştirmek veya birden fazla yazarın dâhil olduğu durumlarda diğer yazarların rızasını almadan yazıyı herhangi bir dergiye vermek de “haksız yazarlık” sayılır. Unutmamak gerekir ki, bir araştırmaya sadece yazım aşamasında katkıda bulunmak, yazarlık hakkı doğurmaz.

  1. Yasama ve mevzuat şartlarına uymamak

Kimyasalların güvenli kullanımı, insan ve hayvan denek malzemelerinin bakımı ile ilgili kuralların kasıtlı ihlâlleri, araştırmalar dâhilindeki ilaç ile ekipmanların ve araştırma fonlarının uygunsuz kullanımıdır.

  1. Genel olarak kabul görmüş araştırma uygulamalarının ihlâli

İstenen sonuçları elde etmek için deneyleri manipüle etmeyi, aldatıcı istatistik veya analitik uygulamalar oluşturmayı, yanıltıcı bir netice sunmak için sonuçların yanlış raporlanmasını içerir.

  1. Verilerin değiştirilmesi

Araştırma araçlarını ya da deney düzeneklerini, istenen sonuçlar doğrultusunda manipüle etmekten öte, verileri baştan aşağı uydurmaktır.

  1. Araştırmanın geçerliliğinin denetlenmesine destek vermemek

Sonuçların geçerliliğinin kontrol edilmesi adına, çalışmanın tekrarlanması için gerekli bütün veri setleri veya araştırma malzemelerini temin etmeyi reddetmek anlamına gelir.

  1. Geçerliliği onaylanmamış araştırmalara karşı kayıtsız kalmak

Yayınlanan herhangi bir araştırma hatalı bulunmuşsa, yayınlanmış olduğu dergiden geri çekilmelidir. Bunun aksi ihlâle girmektedir.

  1. Suistimalden şüphelenilen durumda, uygun davranmamak

Bu duruma verilebilecek örnekler şöyledir:

Aleyhinizde ortaya atılan herhangi bir suistimal iddiası karşısında işbirliği yapmamak, bilinen ya da şüphelenilen bir ihlâli bildirmemek, herhangi bir ihlâl iddiası ile ilgili delilleri yok etmek, görevin kötüye kullanıldığına dair iddiada bulunan bir kişiye karşı misilleme yapmak ve kasten gerçek olmayan bir ihlâl suçlamasında bulunmak.

Her ihlâl, araştırmanın doğruluğunu aynı ölçüde mi etkiler?

Aslına bakarsanız suistimalin de bir derecelendirilmesi vardır. Bir araştırma sürecinin doğruluğunu en çok zedeleyen şey, kullanılan bilimsel yöntemin adımlarında yapılan suistimallerdir. Bunlar, yayınlama aşamasındaki ihlâllerden çok daha ciddi ihlâller sayılır. Aslında bu doğru bir yaklaşımdır çünkü örneğin verilerle oynanması, emeği geçen yazarlardan birinin adının yayında yer almamasından çok daha kritiktir ve ciddi zararlara yol açabilir.

Araştırmasını, emeğini, imkânlarını ve konumunu yukarıda bahsedilen tüm bu ihlâllerle kötüye kullanan kişiler, lisanslarını kaybetme veya hapis cezası gibi ciddi cezalarla karşı karşıya kalabilir. Ancak şunu da göz ardı etmemek gerekir ki, bazen suistimal gibi görünen ya da gösterilen bir durum, istemeden yapılmış bir hatadan ibaret olabilir. Bu nedenle, kasıtlı ve masum hatalar arasındaki ayrım titizlikle yapılmalıdır. Böylece bilim etiğine sahip bilim insanları, yürüttükleri etik araştırmalarla insanoğlunu aydınlatmaya devam edebilirler.

Share Button