Etki faktörü

Bilimsel bir araştırma tamamlandığında, elde edilen sonuçların bilim dünyasındaki diğer bilim insanları ile paylaşılması amacı ile yayınlama sürecine adım atılır. Araştırmacılar, çalışmalarının kendi alanında prestijli bir dergide yayınlanmasını tercih ederler. Onca zahmetten sonra bu onların en doğal hakkıdır da! Makalelerinin yayınlanması için başvuracakları dergileri belirlemek için kullanılabilecek bazı kriterler vardır. Bunların başında ‘etki faktörü’ gelir. Etki faktörü yüksek olan dergiler en çok tercih edilen yayıncılardır.

Dergi editörlerinin ve heyetlerinin bazı dahili metrikleri vardır. Bir sene içinde gönderilmiş makalelerin kabul ve ret oranlarını bunlara göre belirlerler. Kabul oranlarının yorumlanması dergiden dergiye değişebilir. Örneğin, bazı editörler yüzde hesabı yaparken gelen tüm makaleleri dikkate alır; diğerleri ise sadece değerlendirilen makale sayısını göz önünde bulundurur.

Kabul oranı dergiyi nasıl etkiler?

Bir derginin kabul oranı, sabit bir sayı değildir. Aydan aya farklılık gösterir. Bazen bu oran ani artışlar gösterir. Ancak o zaman da akran değerlendirme süreci konusunda bazı endişeler ortaya çıkar.

Dergilerin kabul oranlarına erişim pek kolay olmayabilir. Çoğu zaman bu oranlara dergilerin kendi yayınlarından, internet sitelerinden, APA istatistiklerinden veya abonelik gerektiren “Cabell’s Directory of Publishing Opportunities” kütüphanesinden ulaşılabilir. Fakat dergilerin çoğu, iç politikaları gereği kabul oranlarını internet sitelerinde yayınlamazlar çünkü istikrarlı bir şekilde düşen kabul oranlarının gelecekte başvurular için caydırıcı olabileceğini tahmin ederler. Yine de bu bilgi dergi editörlerinden talep edilebilir.

Ne fark eder ki?

Etki faktörü yüksek, prestijli bir derginin kabul oranının düşük olması oldukça normal bir durumdu. Her araştırmacı, çalışmasının alanında saygı gören dergilerde yayınlanmasını hayal eder. Hatta genellikle makalenin reddedileceğini ve tekrar düzenlendikten sonra alternatif bir dergiye gönderilmesinin gerekeceğini bile bile makalelerini bu dergilere gönderirler. Ancak yüksek etki faktörü ile düşük kabul oranı ilişkisi her durumda geçerli değildir. Zira ayda 1000 başvuru alan bir dergi ile 50 başvuru alan başka bir derginin kabul oranları aynı koşullarda değerlendirilemez. Dolayısıyla yazınızın belli bir dergide yayınlanması konusunda ısrarcı iseniz o zaman editör ile doğrudan temasa geçmeyi deneyebilirsiniz.

Açık erişim bu dinamikleri nasıl bozar?

Dergi kabul oranları hakkında yeterince doğru bilgi olmadığı düşünülecek olursa, en iyi yaklaşım farklı dergilerin elimizde var olan oranlarını değerlendirmektir.

Bir de günümüzde giderek yaygınlaşan açık erişim yayıncılığı var elbette… Bu dergilerde, hemen hemen her şey ücret karşılığında yayınlanır. Bunun sonucunda da bu tip açık erişim dergilerinin itibarı azalır. Birçok kurum, araştırmacılarının çalışmalarının bu tarz dergilerde yayınlanmasını yasaklıyor. Gerçek şu ki, aktif araştırmacı sayısı, geçerli dergi sayısını aşmaya devam ettiği sürece açık erişim hayatımızda var olmaya devam edecektir.

Share Button