Bir akademisyen veya bilim insanı olarak en önemli görevlerinizden biri de bildiklerinizi öğretebilmektir. Eğer yüksek lisans sonrası, doktora yaparak akademik hayatınıza devam etme kararı aldıysanız, mutlaka derslere girecek ve  bilgilerinizi öğrencilere aktaracaksınız. Bu sadece ders vermek ile de alakalı değil; herhangi bir konferansta veya toplantıda da karşınızdaki kişilere, bildiklerinizi etkin bir şekilde anlatabilmeniz gerekir. Fakat bu iş, sanıldığı kadar kolay değil çünkü kürsüye çıkıp duvara sunumunuzu yansıtmakla iş bitmiyor.

resolverSunum konusuna gelirsek, bu konuda oldukça farklı görüşler var. Fakat en önemlisi sunumun ne ile ilgili olduğudur. Bir gerçek var ki o da şu: sunum sizinle ilgili değildir! Bu yüzden, önemli olan sizden çok, karşınızda bulunan izleyici kitlesine ve onların ihtiyaçlarına göre bir sunum oluşturmaktır.

Her insan farklı şekilde öğrenir
İnsanların öğrenme şekilleri birbirlerinden oldukça farklıdır. Bazı kişiler yazarak, bazıları ise görerek ve duyarak daha iyi öğrenirler. Bundan dolayı da sunumunuzu her kitleye uygun olacak şekilde hazırlamanız önemlidir. Sahnedeki konuşmanızı hazırlarken, farklı yöntemleri bir arada kullanmaya çalışın ki,  farklı öğrenme yetisine sahip kişilerin de ilgisini çekmeyi başarabilin.

Öğrenme stilleri nelerdir?
Her insanın farklı bir öğrenme stili vardır fakat en yaygın öğrenme stili, İngilizcesi “Visual Auditory Kinesthetic” (VAK) olan Görsel ve İşitsel Kinestetik modeldir:

  • Görseller yardımı ile öğrenme, çoğu kişi için geçerli olan bir öğrenme biçimidir. İnsanlar gördükleri resimleri ve videoları daha sonrasında, daha sık hatırlarlar. Etrafınızda ‘’Ben bunu daha önce görmüştüm, şimdi hatırladım’’ diyen birçok kişi olduğuna eminim. Bu yüzden görseller birinci sırada önemlidir.
  • İşitsel kavramı ise, adı üstünde duyarak öğrenme üzerine kuruludur. İnsanlar daha önce duydukları bir şeyin üstünden konuşmayı tercih ederler. “Bu dediğini daha önce duymuştum.” cümlesini siz de birçok kez duymuşsunuzdur.
  • Kinestetik kelimesi dilimize pek yakın bir kelime olmamakla beraber bildiğimiz bir kavramdır. Bu sözcük, yaparak, dokunarak öğrenmek demektir. Bu model oldukça etkili bir öğrenme yöntemidir, çünkü bir konuyu, olası tüm adımları gerçekleştirerek, bizzat uygulayarak öğrenirsiniz. Böylece beyniniz anlatılan konuyu daha iyi kavrar.

İçeriğe neler koymalısınız?
Sunumunuzu yaparken kullandığınız materyaller, yukarıda bahsettiğimiz öğrenme stilleri ile uyumlu olmalıdır. Bu yüzden sahnedeyken dikkat etmeniz gereken bazı şeyler vardır:

  • Görsel ile daha iyi öğrenen kişiler, yüz ifadelerine ve vücut diline  daha çok odaklanırlar. Bu nedenle, sahnedeki duruşunuz önemlidir. Bu kişiler, en iyi, resim tablo ve grafikler yardımı ile öğrenirler. Ayrıca, sunumda kullandığınız görsellerle birlikte yazılı talimatlar da kullanmayı ihmal etmeyin.
  • Duyarak öğrenen kişiler için ise ses tonu, seviyesi ve konuşma hızınız dikkat çeker. Bu tarz kişiler, anlattığınız konunun tekrarını sesli kayıtlardan bir daha dinlemeyi severler. Bu yüzden, dersin bir audio kaydını hazırlamanız iyi olacaktır. Bu kişiler, oturumlara aktif olarak katıldığından, ders veya sunum sonundaki soru-cevap bölümünde, onları ayırt etmek mümkündür.
  • Yaparak öğrenen kişiler içinse, her zaman bir deney ortamı oluşturmak gereklidir. Bir aktivite yaparak veya demo çalıştırarak bu kişilerin ilgisini çekebilirsiniz.
Share Button