Önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi araştırmacılar için ayrılan bütçeler akademik kurumlar tarafından her sene daha da azaltılıyor. Bunun sebepleri oldukça fazla fakat asıl önemli olan nokta araştırmaların sağlıklı yürütülebilmesi için bu paraların bir şekilde sağlanması gerekliliği. Bunun sonuncunda da bütçeleri azalan araştırmacılar diğer kar amacı gütmeyen kuruluşlardan, kişilerden ve kurumsal kaynaklardan maddi destek alma konusunda istekli oluyorlar. Eleştirmenler ise bu durumdan biraz endişeliler çünkü fiyat konusunda pazarlık yapılırken her zaman olduğu gibi bazı şeylerden tavizler verilebilir. Akıllara gelen ilk sorular ise çıkar çatışmalarının olup olmadığı ve araştırmanın tarafsızlığı konusunda bir tehdit oluşturup oluşturmadığıdır.

06111135_f7c_muhasebe_finansmanÇıkar çatışmaları
Fon kaynağını sağlayan kişi ve kurumun araştırmanın olası sonuçlarından bir hak iddia etmesi bazı çıkar çatışmalarına neden olabilir. Örneğin bir kanser araştırma kurumu herhangi bir kanser araştırmasına maddi yardım yaparken bir çıkar çatışması yaşayabilir mi? Bu aslında oldukça bıçak sırtı bir konudur. Araştırma için destek veren kurumun kar amacı güden bir kurum olup olmadığı ile de her ne kadar kabul etmek istemesek de bağlantılı bir durumdur. Kar amacı gütmeyen bir hayır derneğinin araştırma sonuçları için takınacağı tavır ile bu konuda ilaç satan bir ilaç firmasının takınacağı tavır farklı olabilir. Örneğin kemoterapi ilaçları üreten bir firmanın yaşayacağı çıkar çatışması daha mı az yoksa daha mı fazla olacaktır?

Kar lekesi
Kar (Marjin) meselesi haksız bir şekilde araştırmaların yöneleceği alanı etkileyebilir. Hatta etkiliyor da, bu bir gerçek. Özellikle maddi desteği sağlayan şirket karını arttıracak ve daha fazla para kazanmasını sağlayacak alanlara yönelmek isteyebilir. Bu da araştırmalar üzerinde hem bir baskı hem de çok da etik olmayan bir etki bırakmış olur. Günümüzde akademik araştırmaları destekleyen çoğu firma da araştırmacılarla belli şartlara göre anlaşıyorlar ve bu anlaşmanın şartları en başta belirleniyor. Kesilen bütçeler karşısında araştırmalarına fon sağlamak isteyen bilim insanları da buna boyun eğiyor ya da bir şekilde mecbur kalıyorlar. Hatta mevcutta sürdürdüğü araştırmayı askıya alıp yeni bir çalışmaya başlayan araştırmacıların sayısı da oldukça fazla.

Herkes sonuç istiyor
İddiaya göre araştırmaların daha az ticari olması gerektiğini savunan kişiler, donörlerin ya da bir bakışla deyişle kişisel bağışçıların kardan ve paradan daha çok sonuçlarla ilgilendiğini iddia ediyorlar. Araştırma fonlaması uzun süreli bir ilişkidir, sadece tek taraflı ve tek seferlik bir finansal yardım değildir. Yıllarca devam eden bu fonların karşılığında tabii ki araştırmacılar da fon kaynağı ne olursa olsun belli bir ilerleme kaydettiklerini göstermeli ve kanıtlamalıdırlar. Günün sonunda herkes sonuçları görmek ister.

Araştırmaların etik olup olmadığı konusunda çalışan uzmanlar, donör finansmanının kurumsal finansmana göre görece yararlarını tartışmaya açabilirler. Bu konu sadece para ve karşılığında ne aldığın meselesi değildir. Sonuçta önemli olan insanlığa ve bilime katkısı olacak işlerin ortaya çıkmasıdır. Ne olursa olsun önemli olan araştırma sürecinin kalitesidir.

Share Button