Akademi dünyasında da, büyük paraların döndüğü artık bir sır değil. Özellikle akademik kurumların bütçe kesintilerine gittiği bu dönemde, araştırma çalışmalarını yürütebilmek oldukça zorlaşmış olmakla birlikte, bu iş için ciddi paralar gerekmektedir. Önceki yazılarımızda da değindiğimiz gibi, bu tür araştırmalar genelde özel şirketler tarafından destekleniyor. Bu şirketlerin çoğu da bu desteğin bir karşılığı olması gerektiğine inanıyor. Bunun sonucunda da, aslında hiç istemediğimiz taraflı olarak hazırlanmış araştırma çalışmaları ve bilimsel makaleler ortaya çıkıyor. Ne yazık ki, bu tarz araştırmaların amacı,  genellikle, maddi olarak destek aldığı kurumun stratejik önerilerini desteklemek için bazı veriler ortaya koymak oluyor.

bilgide-arastirmaOtomatik önyargılar
Bu metodoloji, ilk bakışta ,araştırmalara olan önyargılı yaklaşımından dolayı suçlanır. Bu da oldukça doğaldır çünkü akademik araştırmalar bağımsız ve tarafsız olmalıdır ve sadece ortaya konan veriler üzerinden yürütülmelidir. Eğer veriler, belli bir kurumun lobi ve protesto kampanyalarını destekliyorsa, orada akademik araştırmanın tarafsızlığı ve saflığı kaybolur. Bu, en çok dikkat edilmesi gereken noktalardan biridir. Araştırmalara ön yargıları katmak, bir akademisyenin, belki de yapabileceği en büyük hatalardan biridir.

Niyet önemli
Öncelikle şu iki farkı iyi anlamak lazım; bir kampanyayı desteklemeye istekli olmak ile tıbbi bir durum için yeni bir tedavi geliştirmeye istekli olmak farklı şeylerdir. Biri tamamen kendinizin bileceği bir şeydir, diğeri ise açık ve net olarak birilerine yaranma çabasıdır!

Taraflı araştırmaların önyargılar ile yapıldığına dair kesin kanıtlar mevcuttur. Bazıları, açıkça, kasıtlı bir şekilde yapılırken, bir kısmı da, tamamen yetersiz kaynaklar, beceri ve deneyim eksikliği sonucunda gerçekleşir. Bu durum, sadece başarılı olmayan araştırmalar için geçerli değildir. Bazı çok iyi hazırlanmış ve onay almış araştırma çalışmalarına da bakıldığında, buna benzer bazı önyargılı sonuçlar görülebilir.

Ne yapmak gerekir?
Şimdiye kadar hiçbir araştırma kusursuz olmamıştır. Ancak süreçlere gösterilecek özen, araştırmanın her aşamasında sorgulanmaksızın devam etmelidir. Bu yüzden araştırmacıların, önce objektif olma ve  net bir şekilde tarafsız olma konuları üzerinde pratik yapmaları gerekmektedir. Tarafsız olmanın anlamı herkes için farklı olmamalıdır; özellikle de araştırma örnekleri ve anket verileri toplanırken. Hatta eğer bütçeler elveriyorsa, güvenilir ve sağlam bir araştırma şirketi ile anlaşmak iyi olacaktır. Bu araştırma şirketinin, çoğu kişi tarafından kabul görmesi önemlidir çünkü piyasada yakın olduğu kurumların beklentilerine göre taraflı anket sonuçları yayınlayan birçok şirketin de var olduğu bir gerçektir.

Herhangi bir önyargıyı ortadan kaldırmak ve açıkça, tam tarafsızlığı sağlamak için, tek yol mevcut veya onaylanan bir mekanizmayı kabul etmekten geçer. Daha sonradan herhangi bir suçlama ile karşılaşmamak için baştan ince eleyip sık dokumak gerekir. Tarafsızca oluşturulacak ve her kesimin kabul edeceği bir jüri veya yönetim kurulu kurulup, şüpheli gözüken araştırmalar bu kurul tarafından bir dedektif titizliği ile araştırılabilir. Bu konuda sizin de başka önerileriniz varsa, lütfen bize yazın.

Share Button