Bir araştırmada amaç, öngörü ile sonuç arasındaki ilişkiyi mümkün olduğu kadar doğru anlamaktır. Bu ikili arasındaki ilişkiyi yok sayarak iyi bir bilimsel araştırma yapmak oldukça zordur. Bu ilişkinin algılanışını muhtelif faktörler etkileyebilir. Bunlardan en önemlisi de yanlılıktır. Yanlılık, bir bilimsel meselenin çözümünde mantıksal verileri göz ardı eden her çeşit eğilim olabilir ve araştırmanın tasarım, veri analizi hatta yayınlanması gibi birçok aşamasında devreye girebilir. Araştırma projelerinde veya akademik çalışmalarda önemli bir yan amaç taraflı yaklaşımları iyi kontrol edebilmektir. Böylece çalışmaya daha önyargısız bir gözle bakmış oluruz. Peki, bunu nasıl yapacağız?

Önyargıları kontrol etmek

Yanlılık ile mücadele etmek hiç de kolay bir şey değildir. Özellikle bilimsel bir çalışmada çok kez doğru bildiğiniz şeyleri bir kenara bırakmanız icap edebilir. Bundan çekinmemek gerekir; Amazon.com’un CEO’su Jeff Bezos’un da söylediği gibi, genelde haklı çıkan insanlar düşüncelerini sık sık değiştiren insanlardır. Ancak bunu becerebilmek için önyargının kaynaklarını kurutacak yöntemler izlemeniz şarttır. Buyurun size bu önyargılarla mücadele yardımcı olacak bazı yöntemler:

bias_in_research

  • Verilere odaklanın. Duygularınızı ve daha önceki bilgileri bir kenara bırakın ve sadece verilere ve bunların analizine odaklanın. İnanın sizlere çok şey söyleyecekler.
  • Karşıt verileri ve bunların sonuçlarını arayın. İnsan olarak genel eğilimimiz düşüncelerimize yakın verileri aramak ve kabul etmektir. Bu yüzden, çıkardığımız sonuçların karşıtlarını da düşünmek egomuzu etkisizleştirmek için iyi bir yöntem olabilir.
  • Sorumluluk mekanizmalarını çalıştırın. Araştırmanızda, yatırımınızda hatta hayatınızda başarılı olmak için bir noktada tarafsız olmaya ihtiyacınız vardır; tabii eğer çok şanslı biri değilseniz. Bu yüzden gerektiğinde herkese yanlışlarını söyleyebilecek sorumluluk sahibi bir kişi veya takımla çalışmak oldukça önemlidir. Bu kişiler önyargıların işin önüne geçmesini önleyecek bir fren görevi görür.
  • Sürece odaklanın. Sorumluluk veya hesap verebilirlik; tutarlı, dikkatli, açık ve net bir şekilde tanımlanmış bir sürecin parçası olduğunda daha etkilidir. Eğer herhangi bir pürüz durumunda bile başarılı olmak istiyorsak, planlamamızı ona göre yapmalıyız. Kötü sonuçları kötü şansa, iyi sonuçları ise yeteneğe bağlamak insanların akıldışı ama güçlü bir eğilimidir.
  • Tekrar tekrar test edin. Sürecimiz ne kadar iyi olursa olsun,  hata yaptığımızı düşünerek sürekli testler yapmalıyız. Olabilecek her türlü riski en aza indirmek için tüm verileri tekrar gözden geçirmeliyiz. Çünkü bir kez sonuçların doğru olduğuna karar verdiğinizde, önyargınız bunu onaylama eğilimde olacaktır.
Share Button