Cümlelerde Uzun Öznelerden Kaçınmak İçin Nedenler

Akademik yazı yazmak araştırmacılar için zor olabilir. Araştırmada bulunan önemli fikirlerin ifade edilmesi zor bir görev olabilir. Anlaşılırlıktan yoksunluk, makalenin yayıncı tarafından reddedilmesi ile bile sonuçlanabilir. Akademik bir yazarın bilmesi gereken birçok dilbilgisi ve cümle yapısı kuralları vardır. Cümlelerde uzun öznelerden kaçınmak, iyi bir başlangıç noktasıdır.

Özne-Yüklem Uyumunun Önemi

Akademik yazımda etkili cümle yapımı hayati önem taşımaktadır. İlk olarak, her bir cümlenin bir özne ve bir yüklem içerdiğini bilmek önemlidir. Özne, bir eylemi gerçekleştiren isimdir ve yüklem, eylemi betimleyen fiildir. Buna ilişkin olan özne-yüklem uyumudur. Akademik yazımda, özne-yüklem uyumu fikirleriniz için anlaşılırlık sağlar ve bir yazar olarak yeteneklerinizi gösterebilir. Aşağıda, geçerli bir özne-yüklem uyumu örneği görebilirsiniz. Öznenin altı çizilmiş ve fiil ise koyu olarak yazılmıştır:

  • Şirketin patronu çalışanlarına zam verdi.

Bu örnekte, eylemi gerçekleştiren kişinin “Şirketin patronu” olduğu ve gerçekleştirilen eylemin, “vermek” fiilinin geçmiş zamanı olan “verdi” fiili olduğu açıktır.

Bir cümle özne-yüklem uyumu olmadan garip görünebilir ve anlamı açık olmayabilir. Bu hatalar, fikirlerinizde anlaşılırlık eksikliğine yol açabilir, bu da araştırmanızın daha az güvenilir olması ile sonuçlanabilir. Ancak, bazen cümledeki özneler uzundur. Bunun nasıl bir sorun olabileceğini öğrenelim.

Uzun Öznelerin Olumsuz Etkileri

Akademik yazının resmi ve açık olması gerekiyor. Akademik yazıdaki uzun özneler kafa karışıklığı yaratabilir. Aşağıda çok uzun olan öznelerin bazı örnekleri vardır. Her bir öznenin altı çizilmiştir.

  • Ben izlemek için bir film aradığımda, genellikle bilim kurgu seçerim.
  • Bill’in beni doğum günümde en sevdiğim restorana götürmesi çok düşünceli oldu.
  • İzin günümde müzeye gidebilmek gerçekten güzeldi.

Bu örneklerin tümünde özne uzun, yüklem kısaydı. Tüm bu bilgileri uzun bir özneye yerleştirmek, cümlenin amacına ulaşmanın daha uzun zaman alması demektir. Örneğin, özne olan “Ben” in hangi tür filmi izlemeyi sevdiğini anlamak daha uzun sürer. Bu cümlenin yapısı garip, daha az açık ve okuması daha zordur.

Aynı cümleler daha kısa öznelerle daha net bir şekilde yazılabilir. Bu, okuması için okuyucuya daha kolay bir cümle ve tartışılan fikirleri anlaması için daha iyi bir fırsat sağlayacaktır. Örneklerimize tekrar bakalım, ama revize edilmiş bir cümle yapısıyla.

  • İzlemek için bir film aradığımda genellikle bilim kurgu seçerim.

o Gözden geçirilen cümle: Ben izlemek için bir film aradığımda genellikle bilim kurgu seçerim.

  • Bill’in beni doğum günümde en sevdiğim restorana götürmesi çok düşünceli oldu.

o Gözden geçirilen cümle: Bill beni doğum günümde en sevdiğim restorana götürdüğü için çok düşünceliydi.

  • İzin günümde müzeye gidebilmek gerçekten güzeldi.

o Gözden geçirilen cümle: Gerçekten güzel olan izin günümde müzeye gitmekti.

Daha İyi Bir Yazar Olmak

Örnek grupları arasındaki farkı görebiliyor musunuz? Gözden geçirilmiş cümlelerin nasıl daha kolay okunduğu açık mı? Bu soruların her ikisine de evet cevabını verirseniz, daha iyi bir akademik yazar olma yolunda ilerliyorsunuz demektir. Dilbilgisi kuralları da dahil olmak üzere yazım temellerini bilmek de önemlidir. Bu temel ile yayınınız için daha fazla fırsata yol açabilecek olan fikirlerinizi daha açık bir şekilde sunabileceksiniz.

Cevap bırakın

Your email address will not be published.