Araştırma Sunumunuzda Dinleyiciye Odaklanma

Araştırma sunumu hazırlamanın, etkili PowerPoint slaytları oluşturmaktan soruları yanıtlamaya kadar bir çok adımı vardır. Sunum hazırlarken yapılması ve yapılmaması gerekenler oldukça fazla ve çeşitlidir. Sunumun “yapılması gerekenler”’inin bir kilit noktası da kitlenizi göz önünde bulundurmaktır. Bunu yapmamak, sunumun genel etkinliği üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir.

Kilit Nokta: Dinleyici

Herhangi bir araştırma sunumunun ana hedeflerinden biri, dinleyicilerin dikkatini çekmek ve bunu sürdürebilmektir. Konununuz hakkında bilgi sahibi olduğunuzu ve ne söylemek istediğinizi unutmamanız gerekir. Fakat dinleyici bunları bilmemetekdir. Sunum hazırlarken, konuşmacılar genellikle kendilerine odaklanma eğilimi gösterirler. Bu içe dönük odaklanma , dinleyicilerin önemini göz ardı edilmesine neden olur.

Bu “içe dönük odak” tan kaçınmanın bir yolu, sunumu planlarken hedef kitlenizle bağlantı kurmaktır. Sunumunuza kimlerin katılabileceğini düşünün. Ayrıca, dinleyicilerin bir şeyler öğrenmek istediğini unutmayın. Sunumunuz boyunca kendilerine “Neden bu benim için önemli?” ya da “Bundan ne öğreniyorum?” gibi sorular soruyor olabilirler. Bu soruları önceden bilmeniz, sunumların korkulan “içe dönük odaklanma” problemini engellemenize yardımcı olacaktır.

Dinleyicilerin Katılımını Artırma

Yapı

Tüm sunumların net bir başlangıç, orta ve son ile etkili bir yapıya sahip olması gerekir.  Sunumunuzu detaylı bir şekilde ele alırken dinleyicilerinizin klavuza ihtiyacı olacaktır. Kitleniz için bir rehber olarak hareket etmeniz, kitlenize konu anlatmanızdan daha etkilidir.

Bunun önemli bir parçası, dinleyiciye rehberlik edecek net dönüm noktalarının  nasıl geliştirileceğini bilmektir. Bu noktalar, dinleyicilerin yeni fikirlere geçmelerine yardımcı olabilecek sinyaller olarak düşünülebilir.

Çok Fazla Bilgi

İnsanların genellikle bir sunum planlarken yaptıkları bir hata da sunumun çok fazla bilgi içermesidir. Çok fazla bilgi eklemek sizin için önemli olabilir fakat bu durum dinleyiciler için aşırı bilgi yüklemesi yaratır. Dinleyiciniz sonsuz bir bilgi yağmuruna tutulursa, ana mesajınızdan uzaklaşabilir. Bu durum sunumun akışını ve netliğini de olumsuz yönde etkileyebilir.

Bu nedenle, doğru bilgi dengesini bulmak önemlidir. Slaytlarınızı çok fazla bilgi ile doldurmayın. Dinleyicileriniz sunumun temel noktalarını net bir şekilde anlamasını istersiniz. Bu temel noktalar, sunumunuz bittikten sonra akıllarında kalacaktır.

Dinleyici ile Etkileşimde Bulunun

Dinleyicilerinize ders vermekten kaçının. Slaytlarınızı kelimesi kelimesine okumaktan kaçının. Bunun yerine kitlenizle etkileşimde bulunun. Onlara sunuma dahil olduklarını hissettirin.

10 dakika kuralı tüm sunum yapanların farkında olması gereken bir şeydir. Çoğunlukla, dinleyicinin dikkat süresi 10 dakika sonra azalır. Bu nedenle onlara ders vermemek önemlidir. Her 10 dakikada bir yeni bir fikre geçmek üzere bir plan yapmalısınız. Daha önce de belirtildiği gibi, net dönüm noktaları geliştirmek bunu yapmanıza yardımcı olabilir.

Dinleyicilere Sunum Boyunca Sorular Sorun

Soru sormak, dinleyiciyle etkileşimde bulunmanın başka bir yoludur. Bir konuyu tanıtırken dinleyicilere düşüncelerinin ne olduğunu sorun. Örneğin, işyerinde etik ile ilgili bir tartışmaya başlayacaksanız, dinleyicilere “Etik, şirketinizin operasyonlarını nasıl etkiler?” gibi bir soru sorun. Bu dinleyicinin sadece katılımını değil, aynı zamanda ilgisini de artırır.

Dinleyici Öğrenmek İster

Bu her zaman akılda tutulması gereken önemli bir düşüncedir. Sunumunuz dinleyicilere biraz bilgi vermelidir. Sunulan bilgiler, dinleyicilerin katılımına odaklanmanızı sağlar. Sunumun sonunda, dinleyicinin enerjik, bilgili ve eyleme geçmek için ilham almış olmasını istersiniz. Bu sağlanırsa, etkili bir sunum oluşturma hedefinize ulaşmış olursunuz.

Cevap bırakın

Your email address will not be published.