18

Daha Hızlı Yayın Yapmak İsteyen Araştırmacılar İçin Bazı Önemli Uyarılar

Son zamanlarda, pek çok bilim insanının araştırma makalelerini hızlı bir şekilde basmak için farklı yöntemlere başvurduğunu görür olduk. Araştırmacılar hem ön baskıları kullanarak hem de düşük değerli dergileri tercih ederek yayın süreçlerini hızlandırmaya çalışıyorlar. Ancak hem ön baskıların hem de farklı dergilerde yayınlanmış bazı makalelerin dezavantajları bilimsel toplumda ve kamuda dikkatleri çekmiştir. Ön baskılar için, yetersiz tarama ve filtreleme suçlamalarını hepimiz yakın zamanda gördük; örneğin SARS-CoV-2’nin laboratuvar orijinli olduğunu öne süren bir ön baskı gibi. Endişeler ortaya çıkar çıkmaz, bu yayın hızlı bir şekilde geri çekildi. Bu örnekte, Twitter’ın ön baskılar için verimli bir inceleme forumu olduğu ve çok başarılı eleştirmenlerinin (kullanıcılarının) olduğu ortaya çıktı. Bu durumda, en iyi tweeter’ların (Twitter’da yorum yazan kişilerin) endişeleri ve yorumları anındaydı, herkese açıktı ve hızlı bir şekilde ele alındı. Sonuç olarak da 31 Ocak’ta bioRxiv’de Pradhan ve arkadaşları tarafından yayınlan yayın 2 Şubat’ta geri çekildi.

Hakemli yayınlara gelince, yüksek profilli tıp dergilerinde bile aslında derginin şöhretine zarar verici bazı geri çekmeler görülmüştür. Son zamanlarda, küresel tartışmaya açık olan hidroksiklorokininin terapötik yaklaşımı hakkında iki makale geri çekilmiştir. Mehra ve arkadaşları tarafından 1 Mayıs’ta New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanan bilimsel makale 4 Haziran’da geri çekilmiştir. Yine Mehra ve arkadaşları tarafından 22 Mayıs’ta Lancet’te yayınlanan araştırma 5 Haziran’da geri çekilmiştir. Bu geri çekilmeler bazı COVID-19 tedavisi klinik çalışmalarının durdurulmasından sorumlu oldu. Bu makalelerdeki konular akran değerlendirmesi sırasında tanımlanmamış, bunun yerine yayın sonrasında medya araştırmaları verilerdeki anormallikleri tespit ettikten sonra anlaşılmıştır.

Yukarıda listelenen ön baskı ve yayınların tümü tıbbi ve/veya politik yorumlar nedeniyle sorunlu bulunmuştur. Ancak, önemli bir fark, yayınlanmış makalelerin sonuçlarının bazen gerçek olarak nasıl yorumlanabileceğidir. Öte yandan ön baskılar genellikle daha temkinli olarak ele alınır ve Twitter dünyası tarafından daha fazla incelemeye tabi tutulur. İlginç olan şey, endişeleri belirlemek, ele almak ve sorunlu yayınları düzeltmek için oluşan yanıt süreleridir (yukarıda listelenen çalışmalar için yayınlama ve geri çekme tarihlerine dikkat edin).

İçerik açısından bakıldığında, bir ön baskı ile son yayınlanan sürüm arasındaki farklar genellikle asgari düzeydedir. Yayınlanması için baskılar bir tarama sürecinden geçerler. Bazı yazarlar, bu tarama sürecini geçemedikleri için yayınlarının kendilerine iade edilmesinden şaşkına dönebilirler. Bunun yanında, halk sağlığı için tehlike oluşturabilecek gönderimleri yayınlamaktan kaçınmak için çok aşamalı bir tarama süreci medRxiv’de mevcuttur. Çünkü ön baskı sunucuları, eğer kontrolsüz yayınlama yaparlarsa potansiyel olarak zararlı içeriğin erişime açılması durumunda kötüleştikleri beklentisi ile okuyucular tarafından lanetlenebilirler. Diğer taraftan, eğer gönderileri hızlı bir biçimde erişime açmazlarsa da araştırmacılar tarafından lanetlenebilirler.

Yayınlama sürecinde karşılaşılan bazı problemler

Kamu malı olan çok sayıda önemli COVID-19 araştırması son haftalarda ortaya çıkmıştır. Bu, vaka ölümlerini, yeni tedavilerin etkinliğini, risk profillerini ve etki azaltma stratejilerinin etkinliğini hesaplamayı amaçlayan çok çeşitli çalışmaları içermektedir. Bu çeşitliliğin nedenini elbette ki anlayabiliriz. Yeni koronavirüs hakkında doyumsuz bir iştah ve bilgi ihtiyacı doğmuştur ve sadece konuyla ilgili herhangi bir araştırma bulgusu için çok fazla tanıtım vaat etmek değil, aynı zamanda bu tür araştırmaların insanların yaşamlarında hemen bir fark yaratabileceği umudu ile bu salgına en iyi yanıtı belirlemeye yardımcı olur. Bununla birlikte, yeni bulguların yaygınlaştırılması söz konusu olduğunda bir dereceye kadar dikkat edilmesi gerekmektedir.

Bilim adamları aylarca ve hatta yıllarca uğraşıp didinerek dikkatlice fikirler üretip geliştirerek bilimsel araştırmalar ve yayınlar üretmektedirler. Normal sürecin böyle ilerlemesi gerekirken tüm sürecin sadece günlerle ölçüldüğü yeni bir zaman dilimindeyiz ve bu şekilde ortaya çıkmış artan sayıda örnek görüyoruz. Araştırmanın “seksi” bulgularla yayınlanmasına yönelik önyargı, genellikle küçük örnekler ve kazananlar laneti, çoklu karşılaştırmalar ve sonuçların seçici olarak raporlanması gibi araştırma tasarımındaki problemlerle kolaylaştırılmıştır. Az sayıda istisna vardır, ancak bu genellikle herhangi bir kötü niyetten ziyade, hepimiz duyarlı olduğumuz onay yanlılığı gibi bilişsel önyargılarla birleştirilen yanlış bilginin bir sonucudur. Ayrıca bu tür problemlerin bilim adamları tarafından tüm disiplinlerde daha ciddiye alınmaya başladığına dair işaretler var.

Ancak pandemi yukarıdaki konuları yoğunlaştırmıştır, çünkü araştırmacılar sadece makale yazmak için koşuyor, aynı zamanda dergiler de hızlandırılmış bir hakem inceleme süreci ile yayınlamak için acele ediyorlar. Tabii ki önemli bir konuda iyi bilimi kamuya açık bir şekilde mümkün olduğunca çabuk almak önemlidir, ancak bu zaten tahmin edilemeyen bir akran inceleme sürecini normalden daha gürültülü hale getirir. İyi bilim pandemiye cevabımızı şekillendirmede kilit rol oynamasına rağmen, büyük bir aceleyle yürütülen ve yayınlanan araştırmalar zarar verme potansiyeline sahiptir.

Potansiyel zararlar

Örnek olarak, hızlı bir şekilde Lancet‘te yayınlanan ve daha sonra, başlangıçta umulduğu gibi COVID-19 için başarılı bir tedavi olmaktan ziyade hidroksiklorokinin aslında artmış hastalık riski ile ilişkili olduğu gösterilmiştir ve bu nedenle makale geri çekilmiştir. Bunun etkisiyle, Dünya Sağlık Örgütü’nün ilgili klinik araştırmaları askıya almasına yol açmıştır. Bu çalışmada kullanılan verileri sağlayan firmanın şeffaflık eksikliği, sonuçların güvenilirliğini çevreleyen birçok soruna yol açmıştır. Yine de, makaledeki birçok belirgin metodolojik kaygı göz önüne alındığında, normalde yerleşik bir dergi tarafından “normal” akran değerlendirme süreci altında reddedileceğini önermek mantıklı görünmektedir. Yine de yayınlanmış olması, bazıları tarafından bilime olan güveni zayıflatmak için bir araç olarak kullanılmıştır.

Diğer bir örnek ise, medyaya bir ön baskı olarak yayınlanan ve başka bir dizi sorunu başlatan bir çalışmadır. Bu çalışma kapsamında yazarlar Facebook reklamları aracılığıyla 3330 kişiden örnekler almış ve onları COVID-19 antikorları açısından test etmişlerdir. Bu iddialı ve zamanında bir çalışma olmakla birlikte ve analizler hastalığın enfeksiyon oranının insanların düşündüğünden çok daha yüksek olduğunu öne sürmüştür. Bu da ölüm oranının önceki tahminlerden önemli ölçüde düşük olabileceğini göstermiştir. Bu bulgular ABD’deki muhafazakar bir kesim tarafından COVID-19 sokağa çıkma yasakları ve diğer çabalara karşı kanıt olarak ele geçirildi. Bu tür bir hasar, bulguların büyük olasılıkla çeşitli istatistiksel hata kaynaklarının sonucu olduğuna işaret eden diğer bilim adamlarının eleştirilerine rağmen yapıldı. Çalışmadaki diğer metodolojik engel ise seçim yanlılığıdır. Birçok kişi muhtemelen bir antikor testi isteyecektir ama kimler bu testi olmak için test merkezine gidecek ve onca yolu çekecek? Muhtemelen kendilerinin veya onlara yakın birinin virüslü olduğundan şüphelenen kişilerdir. Bu, Santa Clara şehrindeki popülasyonun bir ‘temsili’ örneğini antikorlar için test etmek yerine, her şeyden önce, enfekte olma olasılığı en yüksek olan popülasyonun bir örneğini test ettiğiniz anlamına gelir. Doğal olarak da çalışma sonuçlarında hastalığa dair enfeksiyon riskinin çok yüksek olduğu sonucuna ulaşırsınız. Ayrıca 11 Nisan’da yayınlanmasından bu yana, bu makalenin 135 kez alıntılandığını görünce bu alandaki araştırmaların ölçeğini ve hızlı doğasını belirtmeye gerek yok.

Özetlemek gerekirse

Daha genel olarak, herhangi bir nüfusa zarar verme potansiyeli ne olursa olsun, bu tür bir araştırma bir yayın ve medya ilgisi ile ödüllendirildiğinde, diğer araştırmacıların bu tür yöntemlerin önemli araştırma sorularını cevaplamak için kabul edilebilir bir yol olduğunu varsayması daha olası hale gelir. Sonuç olarak, tüm disiplin kökenli bilim adamları bu pandemide gerçekten ön plana çıkmıştır. Gerçekten, pandemi bilim adamlarının yaptıklarının önemini vurgular. Birçok bilgili araştırmacının çok karmaşık sorulara zamanında ve güvenilir cevaplar vermesinde inanılmaz beceri ve yaratıcılığı sergilemek ilham verici olmuştur. Yine de, herkes hızlı ve önemli tavsiyelerde bulunma hevesindeyken, doğruluktan ve güvenilirlikten çok fazla sapmadan yolumuza devam etmek esas yapmamız gerekendir.

Leave a Reply

avatar
  Subscribe  
Notify of
X

Ücretsiz makalelerinizi tükettiniz.

Araştırma yazarlığı ve akademik yayıncılık konusundaki tüm kaynaklarımıza sınırsız erişim sağlamak için ücretsiz üye olun:

  • 320 + blog makaleleri
  • 50+ Web Seminerleri
  • 10+ Uzman podcast
  • 10+ e-Kitap
  • 10+ Kontrol Listesi
  • 50+ İnfografikler