Teknolojinin hızlı ilerlemesi kolaylıkla beraber stresi de beraberinde getirdi. İki üç kanallı televizyonları ve kablolu telefonları arkamızda bırakalı çok oldu. Artık bilgiyi internetten, sosyal medyadan ve telefonumuza dakikada bir gelen bildirimlerden alıyoruz. Bu bilgileri alırken de günlük yaşamımız farkında olmadığımız kadar kesintiye uğruyor. Eğer bilgiye ihtiyacınız var bunu karşılamak artık çok kolay. Hangi cihazı kullanırsanız kullanın istemediğiniz kadar bilgi saniyeler içerisinde karşınızda.

10724934_748272185255583_1378179521_aİşin bir diğer boyutu ise bilgi kalitesinin hangi boyutta olduğudur. Aldığınız bilginin doğruluğu her ne kadar bu bilgiyi sağlayan kaynağa bağlı olsa da bu konu çok kolay manipüle edilebiliyor. Google’da üst sıralara çıkmak isteyen siteler bazı SEO teknikleri ile ulaşmak istediğiniz bilgi haricinde başka bir kaynağa sizi yönlendirebiliyorlar. Bunun sonucu ise bilgi kirliliğine neden oluyor.

Filtrelenmemiş bilgi
Google arama algoritmasında sıklıkla değişikliğe gitmesine rağmen bazı SEO (Arama motoru optimizasyonu) uzmanlarının bunu manipüle etmesine engel olamıyor. Sitelerin trafiklerini arttırmak için birçok farklı teknik uygulayan bu uzmanlar arama sonuçlarında istedikleri yerlere gelmek için sürekli yöntem değiştiriyorlar. Bunun sonucunda ise olan sizin ve bizim gibi doğru bilgiyi internette arayanlara oluyor. Kaliteli bildiğimiz sitelerde bile istediğimiz bilgileri bulmakta zorlanıyor hatta çok farklı konulara yönlendiriliyoruz.

Google, akademik araştırmacıların bu bilgi kirliliğinden kurtulmaları için Google Scholar (Google Akademik) isminde bir arama motoru çıkardı. Akademik kaynaklar arasından onaylanmış makale ve tezleri arayan bu araç, doğrulanmamış veya filtrelenmemiş bilgi sorununa biraz da olsa çözüm buldu. Fakat açık erişim yayıncılarının artık iyice çoğaldığı bu zamanda bu çözüm bile kaliteli bilgiye ulaşmak için yeterli olmuyor.

Bilgilenme ihtiyacı
Akademik araştırma çalışmalarından ortaya çıkan yeni bilgi beklentisi mevcut araştırma alanında kalma ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Fakat binlerce akademik yayıncının olduğu bu yeni dünyada artan yayın talebini karşılamak neredeyse imkansız gözüküyor.

Araştırmacıların online veritabanlarına girip istediği yerden istediği bilgiye ulaşabilmesi teorikte harika bir olanak olarak gözüküyor olabilir. Fakat burada da kalite sorunu başgösteriyor. Her yıl üretilen çok sayıda özet hizmeti, endüstriden gelen yorumlar ve özetleme ve açıklama için yapılan onca şey bir yere kadar yardım edebiliyor. Yine çoğu araştırmacı kendilerini bilgi bulma konusunda boşa kürek çekiyormuş gibi hissediyor.

Bilgi yönetimi
Günümüzde çok sayıda bilginin yönetilmesi arama ve veri madenciliği araçlarının geliştirilmesinde yatmaktadır. Big Data da dediğimiz çok sayıda bilgi ve veriyi işleyebilecek yeni araçların geliştirilmesi, yüzbinlerce açık erişim yayınının akademik veritabanlarını doldurduğu günümüzde oldukça önem teşkil etmektedir. Çünkü yeterli arama kabiliyetine sahip olmadan bilgi sahibi olmak isteyen araştırmacılar ve bilim insanları kaliteli içeriği filtreleyebilecek bir araç olmadığı için çok sayıda bilgi yığınının altında kalabilirler.

Share Button