Şeffaflık ve denetim eksikliği, yıllardır akademi dünyasının sorunlarından biri olmuştur. Bunun sonucunda da ortaya bilim toplumda sakıncalı görülen yazarlık türleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri fahri yazarlık olarak adlandırabileceğimiz, diğeri de İngilizcede “ghost writer” olarak geçen, Türkçeye ise gölge veya hayalet yazarlık olarak çevirebileceğimiz yazarlık türüdür.  Peki, bu iki yazarlık türü neden akademi dünyasında sakıncalı olarak görülür ve tam olarak ne anlama gelir?

Fahri Yazarlık

Fahri yazarlar bir araştırmada yazar olarak geçen fakat yazarlık kriterlerini karşılamayan kişilerdir. Aynı zamanda çalışma içinde sorumluluk almamış kişiler de fahri yazar olarak adlandırılabilir. Bu tür yazarlık uygulamaları, kişileri olduklarından fazla bir yetkide gösterdikleri için kurumlar ve yayıncılar tarafından kabul görmezler. Fahri yazarlık hangi araştırmalarda yaygın veya halen süren bir uygulama tam olarak bilinmiyor. Fakat hala yaygın olarak kullanıldığını düşünmek mantıklı geliyor, çünkü büyük araştırma gruplarını yöneten kıdemli bilim insanları grubun yayınlarındaki uzun yazarlık listelerinde kendi adlarını görmeyi isterler. Neden mi? Çünkü ünlerine ün katarlar da ondan. Bu yüzden de fahri yazarlıktan vazgeçmek onlar için çok kolay bir yol değil.

Yayıncılar tarafından fahri yazarlığa karşı bazı önlemler alınmaya başlandı. Örneğin uygulamalardan biri her yeni makale için araştırmada adı geçen tüm yazarların sorumluluğunu belirten açıklamaların istenmesi. Tabii ki bu yöntemin tam olarak nasıl uygulandığı projeden projeye değişebilir. Ya da bazı kıdemli bilim insanları projeye liderlik ettiklerini söyleyip fahri yazarlık suçlamasına bir cevap verebilirler. Yine de bu tarz denetlemelerin fahri yazarlık uygulamasını azaltacağını umuyorlar.

ghostwriter

Hayalet Yazarlık

Hayalet yazarlığı, fahri yazarlığın tam tersi olarak düşünebiliriz. Araştırmaya önemli katkıları olan, yazarlık kriterlerini karşılayan, fakat ismi yazarlar arasında geçmeyen araştırmacılar, akademisyenlere hayalet veya gölge yazarlar denir. Bu yazarlık türü de sakıncalı olarak görülür, çünkü çıkar çatışması olan araştırmacıların araştırmaya olan katılımını gizlemek için kullanılabilir. Buna örnek olarak şunu verebiliriz: Bir ilaç firması, hayalet yazarlara veya bu konuda yazı ve makaleler hazırlayan şirketlere ödeme yapıp kendi yeni ürettiği ilaçları öne çıkaran belki biraz da abartan yazılar hazırlatabilir. Fakat rakip şirketler bunu yakalarlarsa işte o zaman konu davalık olur çünkü hayalet yazarlık vasıtası ile haksız bir rekabete yol açmış olurlar. Bu örneği neden mi verdim? Çünkü bu yaşanmış bir olay.

Bazı durumlarda yazarların ismi, kendilerinin izni olmadan yazarların arasına eklenebilir. Bu problemli bir durumdur çünkü ismi yazılan yazar artık projenin sorumluluğunu ve doğruluğunu istemese de üzerine almış olur.  Kısacası güvenilir yazarlık; akademi, araştırma kurumları ve bilimsel dergiler için önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Ancak hiç şüphesiz, yazarların tam ve şeffaf bir şekilde belirtilmesi, bilimsel yayınların hakikiliğini ve saygınlığını korumak için gereklidir.

Share Button