Yayınlama baskısı ve rekabetin sonuçları

Günümüzde akademik araştırmacılara çalışmalarını yayınlamak için aşırı bir baskı uygulanıyor. Diğer taraftan yayıncılar da bu rekabetten yararlanıp para kazanmak için ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Çoğunu sadece internet üzerinden yayın yapan yayıncıların oluşturduğu bu grup, araştırmacıların bu zor durumundan faydalanarak makaleleri hiç bir denetimden geçirmeden fahiş fiyatlar karşılığında yayınlamayı kabul ediyorlar.

Bu sahte yayıncıların yanında bir de özellikle yeni akademisyenleri hedef alan ve onlara e-posta yoluyla çalışmalarını ücretsiz olarak yayınlayabileceklerini vaat edenler var. Bu e-postalar genellikle çok iyi bir dille yazıldıkları için, okuyan kişide gerçek bir dergi izlenimi yaratıyorlar. Ama biraz araştırdığınızda aslında var olmayan bir yayın oldukları ortaya çıkıveriyor. Çaresiz kalan yazarlar ise “denize düşen, yılana sarılır” misali, bu fırsatçı kişilerin tuzağına düşebiliyorlar.

Basit ipuçları

Peki araştırmacılar bu tip teklifleri değerlendirirken neye dikkat etmeliler?

  • E-posta adresi dışında herhangi bir adres veya iletişim bilgisi var mı? Eğer yoksa, muhtemelen bu sahte bir dergidir.
  • Yayınlandığı belirtilen makalelerin listesi dışında bu makalelerin hakem sürecinden geçip geçmediğine ilişkin bir bilgi var mı?
  • İnternet sitesinde isimlerini bildiğiniz yayıncıların ve editörlerin ismi geçiyor mu? Geçiyorsa, bu insanlar neden bu ismi çok duyulmamış yayın ile işbirliği yapıyorlar? Bunu sorgulamayı unutmayın.
  • Derginin hakem heyeti çok ünlü araştırmacılardan oluşuyorsa, burada biraz durup düşünmek gerek. Bu meşgul insanlar kimsenin duymadığı bir dergi ile neden çalışsınlar ki?

Araştırmak şart!

Prestijli dergiler ellerindeki makaleleri incelemekte zorlanırken, böyle davetiyeler göndermekle uğraşmaları pek mümkün değildir. Bu kötü niyetli yayıncıların ağına düşmemeniz için yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Bir metin eşleştime yazılımı yardımı ile, sitedeki metnin başka sitelerden alınıp alınmadığına bakabilirsiniz. Bu kesinlikle önemli bir değerlendirme kriteridir.
  • Dergi ile bağlantılı tanınmış araştırmacıların gerçekten bu dergi ile ilişkisi olup olmadığını araştırabilirsiniz.
  • İnterrnette açık erişimli potansiyel sahte yayıncıları içeren kara listeler mevcut. Örneğin, http://scholarlyoa.com/publishers/ adresinden Colorado Üniversite’sinde araştırmacı kütüphaneci olarak çalışan Jeffrey Beall’in hazırladığı Beall’in listesi başlığı altında bu türden yayıncılara göz atabilirsiniz.
  • Hepimizin bildiği gibi etki faktörü dergilerin kalite ölçütlerinden biridir. Araştırmacıların her dergi için bu faktörü tespit etmesi o kadar da kolay değildir. Hatta bazen bu sahte dergiler, sahte şirketlerden yüksek etki faktörü satın alabiliyorlar. Yani etki faktörüne bile güvenmek mümkün değil. Bu yüzden, bu noktanın da iyice araştırılması gerekiyor.

Bedeli ağır olabilir!

Açık erişimli platformların sayısı son yıllarda oldukça arttı. Başlangıçta olumlu bir adım olarak görülen bu uygulamanın zamanla dezavantajları da ortaya çıktı. İşte bahsettiğimiz sahte yayıncılık da bunlardan biri. Üstelik bu yayınlar epey yaygın!

Makalenizi bu dergilerde yayınlatmadan önce yukarıda değindiğimiz ipuçlarına göz atmanızı ve bahsettiğimiz noktaları göz önünde bulundurmanızı mutlaka tavsiye ederiz. Aksi taktirde makalenizi yayınlatmayı kabul ettikten sonra “Makale İşlem Ücreti” adı altında gönderilecek kabarık bir faturayla karşılaşabilirsiniz!

Share Button