Açık Radyo’yu müzikle alakası olan olmayan herkes bir şekilde duymuştur. Bu radyoda herkes istediği konu hakkında program yapabilir, hatta kimsenin dinlemediği müzikler hakkında saatlerce sohbet edebilir. Fakat neden sadece bir tane Açık Radyo var? Bu sorunun cevabı da arz-talep meselesinde yatıyor. Yayıncıların istediği ve halkın çoğu tarafından talep gören programı yapanlar da haliyle daha fazla olur. Peki Açık Radyo’nun akademik yayın yapma konusuyla ne ilgisi var? Açıklayayım.

Talep Edilen Makaleler Daha Fazla

İngilizcesi “solicited and unsolicited manuscripts” olan iki makale çeşidi vardır. Bunlardan “solicited” yani “talep edilen” makaleler, adı üstünde yayıncı tarafından talep edilen, belli bir konu veya başlık altında olan yazılardır. Doğal olarak bu tarz yazılar yazan yazarlar daha çok talep görür. Mesela konularını belli bir alanla sınırlayan akademik yayınlar veya belli tarihler arasında spesifik konular hakkında bilimsel makaleler yayınlayan yayıncılar, bu tarz yazarları ve editörleri daha çok tercih eder.

Unsolicited-Manuscript

İstenen belli bir konuda makale yazmak, yazarlar için de odaklanma açısından daha olumlu sonuçlar doğurur. Yazılan konu hakkında tüm bilgilerin derlenip toparlanmasının ardından yazarın konu hakkında yorumlarını yazması, çalışmanın özgünlüğü açısından da oldukça önemlidir.  İstenen yazıların sadece akademik makaleler olduğunu da sanmamak lazım; bu kimi zaman bir kitabın ön yazısı veya tam uzunlukta bir kitap da olabilir. Bu, yayıncının talep ettiği konuya bağlı olarak değişebilir.

Talep Edilmeyen Makalelerin Hiç Mi Şansı Yok?

Tabii ki var. Bu tarz makaleler de adı üstünde sizden “talep edilmeden” yazdığınız makalelerdir. Kendiniz bir bilimsel çalışma yapıp bunun hakkında bir akademik makale yazmış olabilirsiniz. Bunu yayıncılara da gönderebilirsiniz ama talep edilmeden gönderilen bu makaleler çoğu yayıncı tarafından okunmadan bir kenara konulabilir. Tabii ki bazı niş yayıncılar bunları yayınlayabilir. Fakat bunların sayısı da yazının başında verdiğim Açık Radyo örneği gibidir, yani oldukça azdır.

Peki, bu tür makaleler yazan yazarların hiç mi avantajı yoktur? Var, o da özgürlük! Bazı yayıncılar, yazarı özgür bırakmanın yaratıcılığı arttırdığını düşünüyor. Bu tarz yayıncılar çok fazla olmasa da, yayınladıkları yazıların içeriği oldukça özel olur ve okuyanı şaşırtıcı bilgiler içerir. Sizin de elinizde talep edilmemiş özgün makaleler var ise, yayıncı bulmakta zorlanabilirsiniz, fakat unutmayın bir avantajınız var: Yazdığınız yazıya benzer bir çalışma büyük ihtimalle hiçbir yerde yok. Dezavantajı ise bunun pazarlamasının tamamen size kalması. Gerçekten güçlü bir makale yazdığınızı düşünüyorsanız sınırlarınızı zorlayın, onun hem editörü hem de pazarlamacısı olun. Unutmayın ki bu tür yazıları arayan bir okur kitlesi sizi bekliyor. Hem de sabırsızlıkla!

Share Button