Gözünüz korkmasın!

Mülakat deyince hemen hepimiz heyecanlanırız. O işi alıp alamayacağımız meselesi bizim için en büyük stres kaynağı haline gelir. Akademi dünyasında da durum farklı değildir. Ancak burada programa kabul edilmenin ötesinde, bölüm üyelerini kişisel ve mesleki özelliklerinizle etkileyip etkileyemeyeceğiniz kaygısı da gündeme gelir.

Aslında mülakata davet edilmiş olmak bile, diğer adayların arasında öne çıktığınızın işaretidir. Bu avantaj belki gerginliğinizi bir nebze hafifletebilir ama bunun yapılması gereken hazırlıkların önüne geçmesine izin vermemelisiniz.

Nereden başlamalısınız?

Öncelikle, meslektaşlarınıza geçmişteki mülakatları ile ilgili tecrübelerini sorun. Ne tür sorularla karşılaştılar? Jüride kimler vardı? En çok şaşırdıkları durum neydi?

Bu bilgiler soru kalıplarına ve şaşırtmacalı sorulara dikkat etmenizi sağlar ve ortam, jürilerin yaklaşımları gibi konular hakkında size fikir  verir.

Araştırın

Başvurduğunuz kurum ve bölüm hakkında kısa bir araştırma yapmanız da faydalı olacaktır. Burada önemli olan, ilgili kurumun hedefleri ve imajı ile sizinkinin ne kadar örtüştüğüdür. Jüri üyelerinin kim olduğunu biliyorsanız, o kişiler hakkında genel bir bilgi edinmeniz, mülakat sorularını cevaplarken size yardımcı olacaktır.

Özelliklerinizle iş arasında bağ kurun

Kendinize özgü olan özelliklerinizi göz önünde bulundurup, bunlarla işi nasıl daha iyi yapabileceğinizi düşünmeniz gerekir. Deneyiminiz mi, uzmanlık alanınız mı, uluslararası bağlantılarınız mı, yabancı dilleriniz mi, yöneticilik tecrübeniz mi, finans deneyiminiz mi yoksa yenilikçi eğitim fikirleriniz mi sizi farklı kılıyor? Cevabı bulmakta zorlanıyorsanız, meslektaşlarınızın görüşlerini alabilirsiniz.

Atlanmaması gereken bir detay

Bu arada sıkça yapılan bir hata konusunda sizi uyarmak isteriz. Adaylar genellikle sorulabilecek potansiyel soruların sözlü olarak çalışılması noktasında hazırlık yapmayı bırakırlar. Hazırladıklarınızı ilk kez jürinin önünde yüksek sesle söylüyor olmak pek akıllıca olmayabilir.

Geleceğini umduğunuz soruları, kendinize sorun ve yüksek sesle cevap verin. Artık hemen hemen tüm telefonlarda ve bilgisayarlarda sesinizi kaydedebileceğiniz mikrofonlar var. Bunlardan mutlaka faydalanın.

Sonra da kendinizi dinleyin. Monoton bir ses tonuyla mı konuşuyorsunuz? Nefes almadan cümleleri art arda mı sıralıyorsunuz? Yoksa kelimeleri ağzınızda mı geveliyorsunuz?

Bu size sadece içerik konusunda değil, cümlelerinizin yapısı ve anlaşılırlığı konusunda da size ipuçları verecektir.

İlişkilendirme

Bunların dışında, dikkatli olmanızı tavsiye edebileceğimiz bir-iki konu daha var:

Akademik mülakatta doğrudan sizin çalışmalarınızla ilgili sorular gelmeyebilir. Mülakatı yapanların farklı uzmanlık alanlarına sahip olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurun. Kendi alanınızla ilişki kurabilecek şekilde cevap vermeye hazırlıklı olun.

Pozisyonun iş tanımını değerlendirirken geniş düşünmeye çalışın, sadece kendi alanınızla sınırlı kalmayın.

Büyük gün

Mülakattan 24 saat önce artık prova yapmayı bırakmış olmanız gerekir. Bu süre içinde çok iyi dinlenmelisiniz. Elbette ki, mülakatta giyeceğiniz kıyafeti de hazırlamayı ihmal etmeyin!

Mülakat günü gelip çattığında mülakatın yapılacağı yere erkenden gidin. Kendinize güvenin. Pozitif ve istekli görünün. Sakin olun ve herhangi bir konu ile ilgili tartışmaya girmeyin. Yani profesyonelliği alsa elden bırakmayın. Yanıtını bilmediğiniz soruları, “bilmiyorum” şeklinde cevaplamaktan kaçınmayın. Son olarak, zamanınızın sınırsız olmadığını aklınızdan çıkarmayın ve onu akıllıca kullanın.

Bizim verdiğimiz bu ipuçları, sizi başarıya bir adım daha yaklaştıracaktır. Ancak yine de başarıyı yakalamak sizin elinizde!

Share Button