Araştırma süreci, araştırma konusunun belirlenmesi, araştırma probleminin tanımlanması, konu ile ilgili kaynakların taranması ve bilgi toplama, hipotezlerin yazılması, araştırma yöntem ve modelinin belirlenmesi, araştırmanın sonuçlandırılması, yorumlanması ve raporunun yazılması aşamalarından oluşur. Bu adımların her birinin ne kadar emek gerektirdiğini ve ne kadar vakit aldığını aslında hepimiz biliyoruz.

Ancak araştırma süreci dediğiniz zaman, çoğu kişi bunu aile, iş ve sosyal hayatın akışından bağımsız bir işleyiş olarak düşünüyor. Aslına bakılırsa bu sürecin yaşamdaki diğer aktivitelerle birlikte yönetilmesi oldukça büyük bir önem taşıtmaktadır.

Bu işin bir formulü var mı?

Başarılı bir araştırma ve tez yazma sürecinin formulü iyi planlama, düzenli olma, kendinize zaman ayırma ve zamanı iyi yönetme gibi unsurlara bağlıdır. Bunların hepsi her işin her aşamasında çok önemli bir rol oynar. Ancak biz bu yazımızda ağırlıklı olarak zaman yönetimini ele alacağız.

Önce hedeflerinizi ve önceliklerinizi belirlemelisiniz. Yıllık, ardından da aylık bir çalışma planı çıkarmalısınız. Bu plana araştırmanızla ilgili hedeflerin yanı sıra tatiller ya da katılacağınız sosyal aktiviteleri de eklemelisiniz. Her haftanın başında aylık hedeflerinizi kontrol edip, o hafta için bir yapılacaklar listesi oluşturmalısınız. Daha sonra da ilerlemenizi günlük olarak takip etmelisiniz.

Çalıştığınız belli bir mekan olmalı ve bu mekanda kullanacağınız her şey elinizin altında olmalı. Ayrıca verilerinizin, kaynaklarınızın kayıtlarını da düzgün bir şekilde tutmaya gayret etmelisiniz. Herşeyin düzenli olması planlarınızı hayata geçirirken size yardımcı olacaktır. Ayrıca, kendinize de zaman ayırmalısınız. Yeri geldiğinde “yeter” demeyi bilmelisiniz. Hayır demeyi kendinize öğretmelisiniz.

Zamanınızı iyi yönetmek için doğru hazırlanmış bir planın ve oturtacağınız düzenin önemi büyüktür. Kendinizi yönetme beceriniz de zamanla gelişecektir.

Uzun zaman, yüksek verim anlamına gelmez

Tüm bunları yaptıktan sonra sıra, zamanı etkin şekilde kullanmaya gelir. Bir araştırmacı için önemli olan kısa zaman dilimlerinden bile verim alabilmektir. Süre ile verimlilik her zaman doğru orantılı değildir. Başka bir deyişle, bir işe çok zaman ayırmış olmanız, söz konusu işten daha çok verim elde edeceğiniz anlamına gelmez. Bu yüzden araştırmanızın başında olmadığınız sırada başka faaliyetlerle uğraşırken aradaki boşlukları değerlendirmeyi ihmal etmeyin. Örneğin, bir yerde sırada beklerken, otobüsteyken veya duştayken araştırmanızı düşünüp bazı sorulara cevap bulmaya çalışabilirsiniz.

Çalışmanızı bilgisayarınızın başında yürütüyor olabilirsiniz ama kendinizi Facebook’ta bir arkadaşınızla yazışırken buluyorsanız, bu zamanınızı verimli bir şekilde kullanmadığınızın işareti olabilir. Telefon ve bilgisayarın gereksiz kullanımı en büyük zaman tuzaklarındandır.

Acelecilik ve kararsızlık, ayrıntılara takılmak, düşük konsantrasyon ve gerektiğinde “hayır” diyememek de zamanınızı iyi kullanmanıza engel olur. Zor işleri öncelikle ve özellikle sabah saatlerinde bitirmek, odaklanmaya çalışmak ve mükemmeliyetçi olmayı bir kenara bırakmak da bu süreçte zamanınızı iyi kullanmanıza ve özel hayatınıza da vakit ayırmanıza yardımcı olacaktır.

Size ne kazandıracak?

Zamanınızı iyi yönetmek, araştırmanızın gereklerini uygun şekilde gerçekleştirmek, belirlenen hedeflere ulaşmak, hayatınızın her alanını dengede tutmak ve verimsizliği ortadan kaldırmak için gereklidir. Unutmayın, zamanınız yerine konulamayan, geri döndürülemeyen, saklanamayan ve para ile satın alınamayan bir kaynaktır.

 

Share Button