Günümüzde birçok yayıncı, elindeki bilimsel makaleleri yayınlamadan önce çift-kör hakem değerlendirmesinden geçiriyor. İngilizcesi “double-blind peer review” olan bu denetim yönteminde kural basit: Yazar, eleştirmenler (yani hakemler) hakkında, eleştirmenler de makalenin yazarı hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmuyor. Bu yöntemin uygulanmasının en büyük sebebi, dergi hakemlerinin yazarın kimliğinden etkilenip herhangi bir önyargıya sahip olmadan yazılanları inceleyebilmesi. Yöntem kulağa en başta olumlu gibi gelse de aslında makaleleri anonim hale getirmek hem yazar hem de yayıncılar için oldukça zorlayıcı bir süreç.

double-blind-peer-review

Makaleler Ne Kadar Anonim Olabilir?

Çift-kör yöntemine getirilen temel eleştirileri, dergi editörlerinin makaleleri anonim hale getirmek için harcadığı çabaya rağmen, bunun ancak belli bir yere kadar sağlanabilmesi. Çünkü bu yöntemin uygulanabilmesi için yazarın ismi haricinde yaklaşım, yöntem, yazma stili gibi yazarın kimliğini açığa çıkarabilecek her türlü ipucunun da yazıdan çıkarılması gerekiyor. Bu da tahmin edebileceğiniz gibi imkansıza yakın gibi, çünkü her bir çalışmanın kendine özgü bir tarzı ve yaklaşımı var. Eğer makalenin yazarı alanda tanınan bir araştırmacıysa, deneyimli bir hakem bu gibi detaylara dikkatlice bakarak isterse yazarın kimliğini kolayca açığa çıkarabilir. Bu durum tam tersine çevrilince de başka bir soru çıkıyor karşımıza: Eğer makalenin yazarı hiç tanınmayan bir araştırmacıysa, kimliğini saklamaya gerek var mı?

Amacımız özellikle hakemlerin önyargılarını kontrol altına almaksa şu daha uygun bir yol olabilir: Makale yazarının kimliğini gizli tutulmaz ve hakemlerden yazarın çalışmasının etkileyeceği herhangi bir çıkarları olup olmadığı konusunda açık bir beyan talep edilir. Bu yol en azından doğru dürüst kotarılamayan çift-kör hakemlik sürecinin açık bıraktığı kapıyı kapayabilir: Yazarın kimliği kolayca bulunabilirse ama hakemlerinki gizli kalırsa çıkarları doğrultusunda adım atıp atmamak tamamen hakemlerin insafına kalır.

Çift-kör hakemlik sürecinin  savunucuları bu yöntemin diğerlerinden daha kötü olmadığını hatta finansman ve akademik yayıncılık konusunda adalet ve eşitlik algısı oluşturduğunu düşünüyorlar. Fakat gelin görün ki yayıncılar ve asıl eser sahibi olan yazarları pek düşünen yok.

Share Button