18

İyi Bir Akademik Rehberlik İyi Bir Akademik Gelişim İçin Gerekli

Bilimsel araştırma yapmayı bir meslek olarak seçen insanlar, lisans eğitiminden kıdemli bir araştırmacı oluncaya kadar çok sayıda engeli aşmak zorundadırlar. Akademik rehberlik, yetişen bu yeni bilim insanlarına akademi dünyasının sunduğu bir hizmettir. İngilizce’de  “mentoring” olarak geçen rehberlik akademik danışmanlıkla karıştırılır fakat ondan farklıdır. En basit şekliyle daha çok bilgili olanın az bilgili olana bilgi ve tecrübesini aktararak onu yetiştirmesi ve yönlendirmesidir. Ustanın çırağını yetiştirmesi dersem sanırım daha iyi anlatmış olurum. Akademik rehberlik hem bilimsel araştırmanın eksiksiz bir şekilde yürütülmesi için gerekli araç kullanımı, araştırma tasarımı, gözlem tekniği, teorik veya bilişsel çerçeveleri hem de bilimsel standartların örtük olarak geliştirilmesi kapsamında araştırma verilerinin değerlendirilmesi, zaman yönetimi, yazarlık uygulamaları ve iletişim, yorum ve yargılama normlarını kapsar. Bunlara ek olarak rehberin öğrencinin hayatına etki eden rolleri de vardır. Kariyer koçluğu, öğrenciye psikososyal destek verme ve rol modelliği gibi. Rehber, öğrencisinin notları veya izleyeceği müfredattan ziyade mesleki gelişiminden sorumludur. Rehberin oynadığı psikososyal roller, profesyonel ve kişisel olarak gelişmesine yardımcı olmak için öğrenci ile kurduğu duygusal bağları içerir. Rol modelliği ise öğrencinin belirli bir bağlamda başarılı olmasına yardımcı olabilecek etkili tutum ve davranışları ortaya koymaktır. Rehber bir kişi olabileceği gibi çok kişi de olabilir. Öğrencinin akademik danışmanı rehber olabileceği gibi yüksek lisans öğrencileri, doktora öğrencileri, doktora sonrası araştırmacılar bilgi ve deneyimleri ölçüsünde bu görevi üstlenebilirler.

İyi rehberliğin etkileri

Rehberlik uygulamasının öğrenciler üzerinde son derece olumlu sonuçları olmaktadır. Çok çeşitli profesyonel alanlardan toplanan veriler, rehberliğin kariyer başarısı, kariyer memnuniyeti ve kariyer taahhütleri üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu gösteriyor. Yapılan araştırmalar, kaliteli ve uygun sıklıkla yapılan rehberliğin fen, matematik ve mühendislik alanlarında öğrencilerin genel not ortalamalarını ve programlara devam oranlarını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Öğrencilerin bu alanlara olan güveni, kimlik ve aidiyet duygusu pozitif olarak etkilenmiştir.   Bu olumlu etkinin toplumun yeterince temsil edilmeyen ırksal, etnik ve sosyal gruplarından gelen öğrenciler üzerinde çok daha güçlü olduğu gözlemlenmiştir. Bu öğrencilerin akademik kurumlara, sosyal ve akademik olarak entegrasyonu belirgin olarak gelişmiştir. Psikososyal bileşenlere odaklanan etkili rehberlik faaliyetleri, öğrencinin rehberlik ile ilgili algı ve memnuniyetindeki artışla ilişkilendirilmiştir.

Genç akademisyenlik düzeyinde ise güçlü rehberlik arttırılmış akademisyen üretkenliği, öz yeterlik, kariyer memnuniyeti ve destek duygusuyla ilişkilendirilmiştir. Bir rehbere sahip olmak lisansüstü öğrencilerinin akademik dereceyi elde etmesinde en önemli faktörlerden biri olarak görüldüğünden; bu öğrencilerin akademik hayatta devam etme ihtimalleri daha yüksektir. Ayrıca, rehber gözetimindeki lisansüstü öğrencileri ve genç akademisyenler, rehberi olmayan meslektaşlarına göre araştırmalarını yayınlamada daha başarılıdırlar.

İdealden gerçeğe

İyi rehberliğin kulağa hoş gelen niteliklerine rağmen, gerçekte olanlar her zaman ideal seviyede gerçekleşmeyebilir. Rehber öğrenci ilişkisi karmaşıktır ve her zaman olumlu ve yapıcı ilerlemeyebilir. Böyle bir durum hem öğrenci hem de rehber kaynaklı olabilir. Rehberlerin ve öğrencilerin birbirlerini seçebildikleri açık bir pazarın mevcudiyeti ortaya çıkabilecek problemleri en aza indirmek için oldukça önemlidir. Böyle bir ortamda öğrenci veya çıraklar haksızlığa ve emeği sömürmeye niyetli kötü rehberlerden korunacakları gibi rehberler de sorumluluk bilinci yüksek ve araştırma yapmaya hevesli öğrencileri seçebileceklerdir. Yükseköğretim sisteminin böyle bir ortamı oluşturması, öğretim ve araştırma kalitesini ideale taşıma noktasında son derece elzemdir.

Rehberlerin karşılaştığı genel bir problem ise öğretim yapmak ile araştırma yapmak arasında ikilemde kalma durumudur. Burada dengeyi tutturmak özellikle akademisyen sayısının yetersiz olduğu kurumlarda mümkün olamamaktadır. Yüksek ders yükü nedeniyle rehber olan akademisyenlerin aktif olarak araştırmalara katılamaması, rol modelliği gibi rehberlik adına oynamaları gereken birçok rolü olumsuz olarak etkilemektedir. Rehberlerin karşılaştığı diğer bir problem de çağdaş araştırma ortamında bir laboratuvarın idame ettirilmesi ile öğrencilere gösterilmesi gereken dikkat arasında dengeyi kuramamaktır. Projeler için fon ve öğrenciler için burs bulmak gibi zaman alıcı aktiviteler rehberlerin günlük araştırma faaliyetlerine dâhil olmalarını engellemektedir. Rehberin yokluğunda onun yerini geçici olarak laboratuvarlardaki diğer deneyimli araştırmacılar doldursa da bu gölge rehberler kıdemli araştırmacının sahip olduğu rehberlik motivasyonuna sahip olamazlar.

Rehber-öğrenci ilişkisi

Rehberlik temel olarak iki kişi arasında bir ilişkidir ve bu ikisinin kişilikleri ve uyumluluğu ilişkinin kalitesini belirler. Ebeveyn-çocuk ilişkileri kötüye dönebildiği gibi, rehber-öğrenci ilişkileri de kötüleşebilir. Rehber-öğrenci ikilisinin karşı cinslerden oluştuğu durumlarda cinsel taciz, yanlış anlamalar veya kıskançlıktan kaynaklanan ve erkek tarafta bulunabilecek kadın rehber veya öğrenciye profesyonelce bakma becerisi eksikliği nedeniyle ciddi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Hem özel hem akademik hayatta son derece kötü ve cezai sonuçları olabilecek bu tür durumları engellemek için çok dikkatli olunmalıdır.

Rehberlik çoğunlukla yaşlı ve genç, deneyimli ve deneyimsiz iki figür arasında bir ilişki içerdiğinden, güç ve kurumsal statü eşitsizlikleri, sorumlu ve yapıcı bir tavır ortaya koyabilmek için göz önünde bulundurulması gereken önemli faktörlerdir. İyi rehberlik, her iki taraf adına da büyük bir güven gerektirir. Bununla birlikte, anlaşmazlıklar ortaya çıktığında, yazarlık tercihleri, fikri mülkiyet hakları gibi tartışamaya açık alanlar üzerinde oluşacak beklentiler ve varsayımların profesyonel ve hatta adli soruşturmalara konu olabileceği unutulmamalıdır.

Doğal olarak, ideal rehberlik ile gerçekleşen arasında farklılıklar olacaktır. Rehberlik ilişkisi kişisel olduğu için, idealden sapmaların birçoğunun kişisel ve kendine özgü sebep ve nitelikleri olacaktır. Ancak, rehberlik ilişkilerinin çoğunda ortak olan kurumsal ortamlar olması nedeniyle, sistemden kaynaklanan problemlerin de ortaya çıkabileceğini unutmamak lazım. İdeal ve gerçek rehberlik arasındaki farklardan dolayı artık akademik kurumlar iyi rehberlik uygulamaları üzerine çalışmalar yapmaktadır. Harvard Üniversitesi, Michigan Üniversitesi Tıp Enstitüsü ve ABD Ulusal Sağlık Enstitülüsü hazırladıkları kılavuzlarda rehber ve öğrenci arasında düzenli, kişisel etkileşime olan ihtiyacı vurgulamaktadır.

Rehber seçerken öğrenci nelere dikkat etmeli?

Akademik rehber seçimi konusunda daha önce bu platformda yayınlanmış olan yazıya bakmak faydalı olacaktır. Burada ben kısaca iyi bir rehberin sahip olması gereken özelliklerini vermek istiyorum. Tabii burada listeleyeceğim özelliklerin hepsini bir kişide bulamayabilirsiniz fakat neyi aradığınızı bilirseniz doğru rehberi bulma olasılığınız o kadar artar. Bir rehber, açık fikirli, destekleyici, motive edici ve iyi bir dinleyici olmak gibi temel özelliklere sahip olmalıdır. Seçtiğiniz alanda bilgili ve donanımlı, mümkünse iyi tanınan ve saygı duyulan bir akademisyen olmalıdır. Açıkça iletişim kurabilmeli, takip etmeniz için uygun projeler sunmalı, sonuçları analiz etmeyi ve yorumlamayı öğretmenin yanı sıra alternatif yollar belirleyebilmelidir.

Ek olarak, iyi bir rehber:

  • İşbirliğini teşvik etmeli.
  • Hedeflere doğru ilerlediğinizden emin olmalı ve gözetmeli.
  • Bilimsel çalışmalarınız hakkında yapıcı ve zamanında geri bildirimde bulunmalı.
  • Kariyer geliştirme etkinliklerine katılımınızı sağlamalı. Örneğin, bilimsel toplantılar ve proje ve hibe yazma etkinlikleri gibi.
  • Deneyleri tasarlarken ve yürütürken bağımsız olmanızı teşvik etmeli.
  • Toplantı veya konferanslarda alanınızdaki araştırmacılarla tanışmanızı sağlamalı.
  • Araştırmaya katkınızı, örneğin akademik yayınlara isminizi yazmak suretiyle onaylamalı.
  • Her türlü rapor, tez ve proje yazımında sizi yönlendirmeli ve göndermeden önce yazdıklarınızı kontrol etmeli.

Bir akademik rehber seçmek kişisel bir seçimdir. Sadece siz seçtiğiniz kişinin beklentilerinizi karşılayıp karşılamayacağını ve bağımsız bir araştırmacı olarak gelişiminize rehberlik edip edemeyeceğini hissedebilirsiniz.

Leave a Reply

avatar
  Subscribe  
Notify of
X

Ücretsiz makalelerinizi tükettiniz.

Araştırma yazarlığı ve akademik yayıncılık konusundaki tüm kaynaklarımıza sınırsız erişim sağlamak için ücretsiz üye olun:

  • 320 + blog makaleleri
  • 50+ Web Seminerleri
  • 10+ Uzman podcast
  • 10+ e-Kitap
  • 10+ Kontrol Listesi
  • 50+ İnfografikler
We would like to show you notifications for the latest news and updates.
Dismiss
Allow Notifications