Tamamen saçma ve uydurma bir araştırma makalesi yazdığınızı ve birçok bilimsel yayıncının da bunu yayınlamak istediğini düşünün. Kulağa çok mantıksız gelse de bu olaylar bilim dünyasında çokça yaşanıyor. Bu kadar fazla yayıncının olduğu bir ortamda, daha fazla para kazanma isteği, bazı yayıncıları sahte makale yayınlamaya sevk ediyor.

Avcı yayıncılar iş başında

Bir Kanada vatandaşı olan Tom Spears tamamen saçma cümlelerden kurulu makalesini yayınlatmak istemiş ve bakın yayıncılardan ne cevap gelmiş. Spears; toprak, kanser tedavisi ve Mars (Evet, Mars!) hakkında yazdığı tamamen sağdan soldan topladığı cümlelerden ibaret ve hiçbir sonuca varmayan bir araştırma makalesi yazmış. Hazırladığı bu sahte makaleyi 18 yayıncıya göndermiş ve 8 tanesi bunu yayınlamayı kabul etmiş.

Bu nasıl olur diyorsanız durum aslında şöyle: Sadece internetten yayın yapan ve sadece para kazanma derdinde olan bazı yayıncılar var. Biz bunlara avcı, sömürgeci ya da yağmacı yayıncılar (“predatory journal”) diyoruz. Bu tür yayıncılar, Nature veya Science gibi saygın bilim yayıncılarından çok daha farklı bir yol izliyorlar. Makaleleri yayınlamadan önce diğer bilim insanları ve akademisyenler tarafından yapılan bir kontrol süreci olan hakem değerlendirmesi sistemini kullanmıyorlar. Kısacası gelen makaleler hiçbir kontrolden geçmiyor, yeter ki para gelsin.  Örneğin, Spears’ın makalesini yayınlamayı kabul eden yayıncılardan her biri yayın ücreti olarak 1000 ilâ 5000 Amerikan doları arasında bir meblağ talep etmiş.

Bu ilk değil

Spears örneğini yakın zamanda gerçekleştiği için verdim, fakat skandallar bu kadarla kalmıyor. Bir bilim muhabiri olan John Bohannon da geçtiğimiz yıl itibarlı bilim dergisi Science ile beraber bir çalışmaya imza attı. Kanserle savaş konusunda Spears’ınkinden daha az saçma ama yine de tamamen sahte olan bir makale hazırladı ve 340 adet yayıncıya gönderdi. Bilin bakalım ne oldu? Yayıncıların %60’ı makaleyi yayınlamayı kabul ettiler! Bu orana bakarak çevrede ne kadar fazla avcı yayıncı olduğunu çıkarabiliriz. Bohannon makalesini yayınlamayı kabul eden yayıncıların IP adreslerinden yola çıkarak nerelerde yuvalandıklarına da bakmış ve ilginç bir sonuca ulaşmış: Neredeyse hepsi Hindistan ve Nijerya’dan!

bealls_list

Gözünüzü açık tutun

Yıllar boyunca bu tarz yağmacı yayıncıların sayısı oldukça arttı ve günden güne de artmaya devam ediyor. Bu özellikle araştırmacılar için uğraştırıcı bir durum. Bu tarz yayıncıların ağına düşmek için, bunların listesini yayınlayan ve devamlı güncelleyen siteleri takip etmek gerekiyor. Neyse ki internette bu listeleri kolayca bulabilirsiniz. Bu konuda özellikle Jeffrey Beall’ın çalışmaları izlenebilir.

Bildiğiniz gibi dergiler ve yayıncılar etki faktörüne göre değerlendiriliyor. Bu avcı yayıncılar da sahte şirketlerden yüksek etki faktörleri satın alarak kendilerini önemli gibi göstermeye çalışıyorlar. Bu yüzden makale yazdıktan sonra iyice düşünmeniz gereken bir konu daha var; o da hangi dergiye göndereceğiniz.

Share Button