Bilimsel çalışmaların ve araştırmaların artmasıyla akademik literatür de genişlemeye, yayınlanan makale sayısı ivmelenmeye başladı. Her gün farklı yerlerde binlerce akademik araştırma yayınlanıyor. Bu kadar araştırmanın yayınlanması bilim açısından olumlu gibi gözükse de gerçekten öyle mi? Günümüzde artık o kadar fazla akademik araştırma ve makale yayınlanıyor ki bilim insanları artık şu soruyu sormaya başladı: Gerçekten gereğinden fazla mı araştırma yayınlıyoruz?

ANRGFH

Cornell Üniversitesinden yapılan bir araştırmaya göre alıntılama yapılan makalelerin oranı 20.yüzyılın ilk yarısında %2-3 arasındayken bugün %8-9’a çıkmış durumda. Yani her on yılda iki kat büyüme mevcut diyebiliriz. Bu oran insanın entelektüel ilerlemesine ve bilimsel yöntemlerin gücüne önemli bir kanıt olarak gösterilebilir. Fakat işin başka bir boyutu da var, o da her araştırmanın eşit kalitede olmadığı!

Araştırmaların neredeyse üçte birine hiçbir alıntılama yapılmıyor ve birçoğu da kendi yazarları veya eş yazarlar tarafından alıntılanıyor. Bildiğiniz gibi alıntılama sayısı etki faktörü ile doğru orantılıdır. Bir dergideki makalelere ne kadar çok alıntılama yapılıyorsa etki faktörü de o denli yüksek olur. Bireysel makalelerin atıf sayısı kalitesi için iyi bir gösterge olabilir, ancak bu makalelerin mükemmellikleri yayımlandığı dergilerin etki faktörü ile ilişkili değildir.

Bu durumun sebeplerinden biri yazarların açık erişim sistemi konusunda oldukça hevesli olmaları. Açık erişime sahip bilimsel yayıncılar günümüzde desteklenen ve ihtiyaç duyulan platformlar, en büyük avantajı da insanların buradaki yazıları okumak için para vermek zorunda olmamaları. Fakat bu durumun bir de dezavantajı var, o da yazarları yayınlayabildikleri kadar makale yayınlamaları konusunda teşvik etmesi. Bu durum da tahmin edebileceğiniz gibi içi boş araştırmalara neden oluyor.

Daha Kaliteli Araştırma Yayınlamak
Bu durumdan kurtulmak için araştırmacılara da büyük işler düşüyor. Öncelikle yazarlar veri setleri, yöntemler, olumsuz sonuçlar ve “başarısız” deneyler gibi araştırmanın tüm sonuçlarını ve bu sonuçların tüm bileşenlerini açıklamalılar. Bu sayede yayınlanan araştırma hem daha şeffaf ve tarafsız gözükür hem de başka bilim insanları tarafından tekrar uygulanabilir olur. Etkili ve kesin sonuçlar sunan, okuyucuyu bilgilendiren ve bilimsel açıdan bir değeri olan kısa araştırma makaleleri diğerlerinden çok daha değerlidir ve kalitelidir. Araştırmacılar da bu konuda dikkatli olmalı ve ortaya uzun kelimeler değil bir sonuç koymalıdırlar.

Araştırma sonuçlarının yayınlanmasında da farklılaşan bir bakış açısı gerekiyor. Fon sağlayıcıları ve çalışanlar da bilim insanlarını daha ufak rakamlarla daha etkili araştırma makaleleri yazma konusunda teşvik etmelidirler. Aynı zamandan yayınlanan makaleler belli başlıklar altında toplanmalı ve okuyucu için de kolay anlaşılır olmalıdır. Bu konuda Figshare, Zenodo ve Dyrad gibi umut vaat eden bazı dijital platformlar var.

Share Button