Bir araştırmanın yayınlanması temel olarak iki faktöre bağlıdır. Birincisi araştırmacı yani siz, ikincisi ise yayıncıdır. Bu iki faktör arasında araştırmaya etki eden birçok farklı detaylar da vardır fakat bu iki temel faktör araştırmanın kalitesi ve doğruluğu açısından en önemli unsurlardır. Eğer bunlardan biri üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmiyorsa orada bir sorun var demektir. Son zamanlarda artan hatalı bilimsel yayınlar da bunun en iyi örneklerinden. Peki, ne oluyor da bu kadar hatalı araştırma yayınlanabiliyor?

20131019_FBD001_0Sorumluluk ve denetim
Öncelikle yazar yani araştırmacı tarafında bakacak olursa en büyük hata doğrulanmış verilerin kullanılmamasıdır. Araştırmacı akademik anlamda bir makale ortaya çıkarabilmek için çoğu zaman sağdan soldan bulduğu verileri kullanıyor ve üstün körü bir deney çalışması ile araştırmasını tamamlıyor. Aynı zamanda odak gruplarını çok dar tuttuğu için de araştırmaların sapma payı oldukça yüksek oluyor.

Günümüzde araştırma sayıları büyük bir hızla arttığı için kontrol edilmesi de oldukça zorlaşmış durumdadır. Normalde bir akademik çalışma yayınlanmadan önce konunun uzmanı diğer akademisyenler tarafından bir hakem değerlendirmesine tabi tutulurlar. Fakat bazı yayıncılar çoğalan araştırmacılardan daha fazla kar elde edebilmek için kendi karşılayabileceklerinden çok daha fazla araştırmayı kabul ediyorlar. Bunun sonuncunda da bazı araştırmalar ya hiç kontrol edilmiyor ya da kabataslak bir denetime tutuluyor. Sonunda ne oluyor? Tabii ki hatalı basılan araştırmalar ve makaleler!

Önyargı en büyük düşman
Hatalı araştırmalar yazmanın veya yayınlamanın bir diğer nedeni ise önyargı. Evet, önyargı deyip geçmeyin çünkü akademik çalışma hazırlarken sizi en çok zorlayan kısımlardan biri bu olacaktır. İşin psikolojik boyutu bu konuda oldukça önem taşıyor, hem yazar hem de yayıncı bakımından. Yaptığınız bir araştırmaya tarafsız olarak yaklaşır ve tamamen verilere ve buna bağlı sonuçlara göre bir sonuç çıkarırsanız, araştırmanızın hatalı olma olasılığı oldukça düşüktür. Yayıncı ve denetleyen hakem de yazara karşı ve araştırmaya karşı bir önyargıda olmamalıdır. Özellikle hakem denetimini yapan uzman kişi! Çünkü böyle bir durumda ne kadar doğru bir çalışma yaparsanız yapın sonunda büyük bir ihtimalle geri çevrilecektir. Bunun tam tersi de yaşanmıyor değil aslında, örneğin akademik çevrelerde itibarı yüksek bir bilim insanının yayınlamak istediği bir araştırma yayıncı tarafında nasılsa doğrudur mantığı ile kontrol edilmiyor olabilir. Ama unutmayın herkes hata yapabilir!

Böyle durumlar hem araştırmayı hazırlayan akademisyenin hem de yayıncının itibarını ciddi şekilde zedeleyebilir. Bu yüzden herkes kendi üzerine düşen sorumluluğu harfiyen yerine getirmelidir. Eğer bu size zor geliyorsa bu işi daha başlamadan bitirin ya da devam edecekseniz hakkıyla yapın.

Share Button