Günümüzde hızla yaygınlaşan açık erişimin yüksek öğretim ve yayıncılık sektöründeki etkisi, araştırmacılardan üniversitelere, kütüphanelerden yayıncılıkta devleşmiş şirketlere kadar geniş bir yelpazeye uzanmaktadır.

Uzmanların açık erişim konusunda farklı farklı görüşleri var. Aslında, tüm bu görüşlerin çıkış noktası, özetle şu ana başlıkları kapsıyor:

  • Kalite kontrol ve hakem değerlendirmesi
  • Maliyet
  • Erişim ve bilgi
  • “Yayınla ya da yok ol” yaklaşımı
  • Mevcut durum ve sonrasında ne olacağı

Avantajları

Uzmanlar açık erişim konusunu enine boyuna tartışırken, bunun pek çok olumlu etkisi öne çıkıyor. Bunlar özetle şöyle:

  • Açık erişimin ana fikri, merak eden herkesin bilimsel araştırmalara ücretsiz olarak erişebilmesini sağlamaktır. Bilimsel çalışmalara ve verilere bu şekilde ulaşabilmenin eğitim alanında, araştırmaların geliştirilmesinde ve sunulan bilginin değerlendirilmesi kapsamındaki önemi yadsınamaz. Ayrıca, okuyucular ve kütüphaneler bu vesile ile abonelik aidatlarından da kurtulmuş olur. Peki, açık erişim gerçekten herkes için ücretsiz midir? Bu konuya yazının ilerleyen bölümlerinde göz atacağız.
  • Açık erişim, ulaşılan okuyucu kitlesinin genişlemesine yardımcı olur. Yayınlanan makale sayısının katlanarak arttığı günümüzde, makalelerin internette çok daha kolayca bulunabilir olması, geniş kitlelere ulaşmayı hedefleyen yazarlar için gerçekten de bulunmaz bir nimet.
  • Artan okuyucu sayısı, aynı zamanda alıntılanma sayılarının da yükselmesini sağlıyor.
  • Açık erişim, araştırma sonuçlarının daha hızlı duyurulmasını sağlıyor.
  • Açık erişim, bilimsel araştırmaların etkisini artırıyor.
  • Açık erişim, araştırmacıların çalışmalarını web sayfalarında vb. arşivlemesini olanaklı kılıyor.
  • Düşük gelirli veya gelişmekte olan ülkeler, ücretli dergilere erişim konusunda her zaman sıkıntı yaşamıştır. Açık erişim, bu ülkelerdeki bilim insanlarına uluslararası araştırma platformlarına katılma imkanı sağlamaya başlamıştır.

Dezavantajları

Elbette ki, bu konuda sürüp giden tartışmalarda, açık erişimin beraberinde getirdiği olumsuzluklardan da söz ediliyor. Karşımıza dezavantaj olarak çıkan noktalar ise şöyle:

  • Açık erişimle, okuyucuların bir bedel ödemeden bilimsel çalışmalara ulaşabildiğinden söz etmiştik ve bu sistemin herkes için gerçekten ücretsiz olup olmadığını sormuştuk. Aslına bakılırsa, açık erişim dergilerinin karşılamak zorunda olduğu birtakım masraflar vardır. Açık erişimde, aboneler yoktur ancak bu masrafların da bir şekilde karşılanması gerekir. Bunun için, yazarlar makale işlem ücreti ya da makale işlem masrafları adı altında belli bir ödeme yapmak durumunda kalıyorlar. Ancak bu uygulamanın bir noktada yazarların hevesini kırabileceği konuşuluyor. Diğer yandan, bazı durumlarda bu ödemelerin yazarlar adına, bağlı oldukları kurumlar tarafından ya da sponsorlar tarafından yapıldığını da belirtmek gerekiyor.
  • Kaliteli açık erişim dergileri henüz, geleneksel dergilerin sahip olduğu üne ve prestije sahip değil.
  • Açık erişim dergilerinde kalite kontrolün eksikliği, bazı otoriteleri endişelendiriyor.

Zaman ne gösterecek?

Teknoloji hızla gelişiyor olsa da, her alanda olduğu gibi bu alanda da birçok kazanımın yanı sıra bazı olumsuzluklar da bulunuyor. İlerleyen zaman içerisinde, gelişmeleri ve uzmanların görüşlerinin değişip değişmediğini hep beraber göreceğiz.

Share Button